29 Aralık 2010 Çarşamba

Beğendiniz değil mi?

Çok güzel sizce de öyle değil mi? Ben çok beğendim. Neyi? diye sormayın canım şu kemerden bahsediyorum:


Begün Salihoğlu imzalı. Metal fiyonklu, birçok kıyafete uyabilecek çok şık bir kemer. Begüm Salihoğlu'nun Facebook sayfasına üye olan her 100 kişiden biri, bu kemere sahip oluyor. Üye olan her bin kişide de üç kişi elbise kazanacak.
Haydi tıklayın linke.

Bloguma yeniden kavuştuğum için çok mutluyum

Sabahtan beri bloguma giriş yapılamıyordu. Blogger.com'a yönlendirilen alan adlarından hiçbirisi blogger.com'a erişim sağlayamıyordu. Bu sorundan blogspot.com yerine kendi özel alan adını kullanmayı tercih eden bütün bloglar muzdaripti. Sonunda çözümü blogger.com'un forumunda buldum.
Blogspot blogu için özel alan adı kullanan bütün bloglar: Aynı sorun sizde de varsa, alan adı sağlayıcınızdan bütün A ve CNAME kayıtlarını silin yerine şu kayıtları oluşturun.

A-@-siteadresi-3600-74.125.93.121
A-mail-siteadresi-3600-74.125.93.121
A-www-siteadresi-3600-74.125.93.121

Yani olay bu yeni ip adresinde. Biraz bekleyin sonunda blogunuza kavuşun.
Umarım bu sorun da bir an önce çözülür. Az önce bloguma giriş yapabildiğimi gördüğümde güneşin üstüne oturmuş kadar büyük bir mutluluk hissettim. (Nasıl bir mutluluk tarifiyse bu?)

26 Aralık 2010 Pazar

iPad geldi hoş geldi. Haydi uygulama seçelim



Aslında iPad daha önce de gelmişti, geçen yazdan beri gri pazarda satılıyordu ama Apple'ın resmi dağıtıcısı Bilkom, bugün iPad'in satışına başladı. Satış fiyatları da beklenenden uygun. Gerçi 2-3 ay sonra iPad2 çıkıyor. Bu yeni versiyonda, ön yüzde kamera da olacak, USB port da takılacak. Ama herhalde ülkemize yıl sonunda ancak gelir:) Bu nedenle şimdilik yeni kavuşulan birinci versiyon iPad'e bakalım.
iPad fiyatları aşağıdaki gibi:


Herhalde yakında iPad2 çıkacağı için fiyatları düşük tuttular. Şu anda birçok firma iPad tarzı cihazlar üretti, Samsung'un Galaxy Tab ya da Google'un tableti gibi ciddi rakipler var, hepsi çok güzel ama iPad de boyutu ve uygulamalarıyla çok sevildi. Çantaya kolayca sığabiliyor, gittiğiniz her yerde telefonun küçük ekranına katlanmadan ya da ağır ağır notebookları taşımak zorunda kalmadan internette gezebiliyorsunuz, bir odayı dolduracak kadar kitabı buna sığdırıp rahat rahat okuyabiliyorsunuz, oyunlar, filmler, fotolar cabası, bu kadarı bence yeter de artar bile, gerisini telefon hallediyor zaten.
Şimdi hali hazırda gelmişken, "iPad2'yi bekleyemem ben hemen bunu alayım" diyenleriniz için bazı uygulamalardan bahsedeyim de iPad'iniz fashionable olsun:

NET-A-PORTER
Birçok büyük tasarımcının kıyafetlerine ulaşabildiğimiz popüler alışveriş sitesinin iPad uygulamasında neler yok neler. Net-a-porter'in dergisi şeklinde sunulan uygulamada siz hem dergiyi okuyorsunuz, hem de derginin editoryallerinde beğendiğiniz bir kıyafet, bir kombin olduğu zaman tıklayıp bu kıyafetlere bakıyor, inceliyorsunuz. Seçtiğiniz kıyafetlerin üzerine tıklayıp satın alabilirsiniz. Defile, röportajların, modayla ilgili çeşitli etkinliklerin videolarını izleyebilirsiniz. En son trendleri takip edebilirsiniz.

STYLE
Style.com'un hazırladığı uygulama en son moda haberlerini, defile görüntülerini, partileri, trendleri, herşeyi iPad'inize getiriyor. Kolay kullanılan arayüzle hem istediğiniz bilgilere ulaşabilir, fotoğrafları inceleyebilir hem de çeşitli videoları seyredebilirsiniz. Defile arşivi 2000 yılına kadar uzanıyor.

GILT
Lüks ürünleri yüzde 70'lere varan indirimle bulabileceğiniz sitenin iPad için hazırlanan uygulamasında, en son indirimlerden anında haberdar olabilir, indirimde olan kıyafet ve aksesuarları inceleyebilir, ürünler hakkında ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz.

YOOX
Yoox.com'un uygulamasında, siteden alışverişleri çok daha çekici bir görsellikle yapabilir, ürünleri hem thumbnailler hem de döner slideshowlar halinde görebilirsiniz. Alexander McQueen'ler, Pradalar iPad'inizin ekranında uçuşurken alışverişin ya da sadece giysileri seyretmenin keyfini yaşayabilirsiniz.


GUCCI
Gucci'nin iPad uygulaması oldukça popüler. Bu uygulamalar Gucci'yle ilgili son haberleri, projeleri ve koleksyionları önceden öğrenebilir, her sezonla kreatif direktör Frida Giannini'nin bakış açısını özel görüntülerle izleyebilir, uygulamadaki fotoğraf, video ve diğer içerikleri arkadaşlarınızla Facebook, Twitter gibi platformlar üzerinden paylaşabilirsiniz. Gucci Children's Collection: Playground özelliğiyle, Gucci'nin çocuklar için hazırladığı ilk koleksiyondan kıyafetleri seçip sanal olarak giydirebilir, arka planı istediğiniz gibi düzenleyebilirsiniz. Kendi sesli mesajınız ve parmağınızla çizdiğiniz imzanızla bir e-kart hazırlayıp arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz. Gucci Music Channel özelliğiyle Frida Giannini'nin playlistlerine ulaşabiliyorsiniz. En dikkat çekici ve popüler özelliklerden biri de Little Black Book. Bununla dünyanın dört bir yanında tam 33 şehirde en iyi restoran, klüp, bar ve otelleri araştırıp seyahatlerinizde bundan faydalanabilirsiniz. Tabii Frida Giannini'nin favori mekanlarını öğrenmeyi de ihmal etmiyorsunuz:)


TOD'S
Tod’s iPad için oldukça ilginç bir uygulama geliştirmiş. Uygulama firmanın D-bag çanta koleksiyonu üzerine. Koleksiyondaki çantaların çeşitli kesimlerden (bir anne, bir sosyelit, bir gezgin, bir sanat taciri vb.) sahipleri çantalarını açıyor, çantanın içinden yaşam tarzlarını ve adres defterlerini izleyicilere yansıtıyor. Bu bağlamda çeşitli video klipler, haritalar, kitap listeleri ve fotoğraflar izleyicilere sunuyor. Bu arada çantaları 360 derece görmek, renkler ve materyaller hakkında bilgi edinmek mümkün oluyor.

GAP
GAP da 1969 denim koleksiyonu için bir uygulama hazırlamış. Uygulama kocaman bir duvar kağıdı şeklinde. Duvar kağıdını yukarı aşağı sağa sola gezdirerek beğendiğiniz özelliğe tıklayıp kullanabilirsiniz. Koleksiyonla ilgili videolar seyredebilir, alışveriş yapabilir, 1969 lansman partisinden videolar seyredebilir, çeşitli denim pantolonların çeşitli kombinlerle nasıl göründüğüne bakıp stil önerisi alabilir, size en yakın GAP mağazasının nerede bulunduğunu öğrenebilirsiniz. (soldaki fotoğraf)

DAZED & CONFUSED
Dazed & Confused dergisini, uygulamayı yükleyerek iPad üzerinden bedava okuyabilirsiniz.

MODELINIA
İnternetteki en önemli model platformu olan, süpermodellerin moda, güzellik sırları ve yaşam tarzları üzerine haber ve röportajlarıyla ses getiren modelinia.com'un iPad uygulamasında modellerle röportajların videolarını seyredebilir, makaleler okuyabilirsiniz.

ELLE
Moda, sanat, güzellik gibi konularda en son haberlere ulaşabilir, derginin ABD baskının uygulamasında New York, Londra, Paris gibi şehirler için çok özel bir alışveriş rehberine ulaşabilir, Fransa baskısının uygulamasındaki ajanda özelliğiyle modayla ilgili bütün etkinlikler ve çeşitli konserlerden anında haberdar olabilirsiniz.

MY LITTLE PARIS
Paris'e sık sık yolunuz düşüyorsa ya da ileride oraya gidecekseniz, tam bir şehir rehberi niteliğindeki bu uygulamayla, gezip görebileceğiniz mekanları öğrenebilir, güzel bir gezi planı hazırlayabilirsiniz.

iPad uygulamaları bunlarla sınırlı değil elbette, sürekli yeni yeni uygulamaların piyasaya çıktıkları da göz önünde bulundurulursa daha paylaşılacak çok uygulama var demektir. iPad'in hayatımızda iyice girmesiyle ben de yeri geldikçe ve keşfettikçe bunları sizlerle paylaşacağım. En eğlenceli uygulamalar bizimle olsun:)

24 Aralık 2010 Cuma

İndirimimiz bol olsun atkı bere kaşkol olsun


Şiirli bir başlık bulmak için verdiğim hüzün verici bir çabadan ve ortaya çıkan içler acısı sonuçtan:) sonra, sanırım yılbaşına sayılı günler kala kendini büyük alışveriş maratonuna kaptırmak isteyen hepimiz için çeşitli indirimlerden bahsedebilirim.

Mesela, H&M. Markanın ülkemize girişine tanık olduk şimdi beğendiğimiz birçok parçayı indirimli alma fırsatından faydalanma zamanı. İstinye Park ve Forum İstanbul mağazalarında seçili ürünlerde %50 kampanyası başlamış bulunuyor. Koton da %50'ye varan indirimle gönlümüzü ve bütçemizi şenlendirenlerden. Mango'nun %60'a varan yeni bir indirim kampanyası başlattı, Mango mağazaları dolup dolup taşıyor.
Yarı fiyatına düşmüş ürünleri İpekyol, Twist, Machka, Park Bravo, Nine West, Mudo (Mudo Collection, Mudo Concept ve Mudo Accesories), Topshop (Topman, Dorothy Perkins ve Miss Selfridge), Sisley ve Desa'da da bulabilirsiniz. Beymen Club %30 indirim yapıyor Wild Wednesdays yani Çılgın Çarşamba günlerinde Blender'larda birçok parçayı %30 indirimle alabiliyorsunuz.

Beğendiğinizi, gardrobunuzdaki diğer parçalarla iyi gidecek kıyafetleri artık uygun fiyatlara alabilirsiniz ama alışveriş yaparken kriteriniz uzun vadede kullanılabilecek hemen modası geçmeyecek kıyafetler bulmaksa o zaman gelecek sezonlarda güncelliğini koruyacak kıyafetler almaya dikkat edin tabii. Mesela gelecek yaza yatırım yapmak isterseniz bu linkten 2011 yazıyla ilgili özel dosyama ulaşabilir, gelecek yaz modası hakkında bir fikir edinebilirsiniz.
2011 Yaz modası özel dosyası
Gelecek sonbahar-kış için de (Pre-fall koleksiyonlardan ama doğru ama yanlış anladığım kadarıyla) 60'lar ve 70'leri iyice hatırlatacak vücudu saran kıyafetler ve bluzlar, geniş paça pantolonlar, diz hizasında veya diz altında biten çan etekler, dümdüz inen elbiseler, soyut desenler çok görülecek yani hedefimiz Yeşilçam idolümüz Gülşen Bubikoğlu olsun:)

 Soldan sağa: Diane Von Furstenberg - Jason Wu- Erdem (Pre-Fall 2011)

22 Aralık 2010 Çarşamba

Pre-Fall 2011: Burberry Prorsum

Gelecek yaz bittikten hemen sonra, sonbahar daha başlamadan hemen önce araya sıkışacak olan zamanda (nasıl bir zamansa bu? Ne yapalım Pre-Fall denince insanın aklına bu geliyor:D) giyeceğimiz kıyafetlerin ve trendlerin tanıtıldığı koleksiyonların arasında en beğendiklerimden biri de Burberry Prorsum'dan geliyor.

Birçok Pre-Fall 2011 koleksiyonunda olduğu gibi, burada da 70lerden kopup gelen bir Ali MacGraw silueti görüyorum. Bu siluet genellikle geniş paçalı pantolonlar, genişleyerek dizin altında biten etekler, vücudu saran kesimler, yerlere kadar dümdüz uzanan elbiseler, tüvit takımlar, pardesüler ve trençkotlarla şekilleniyor. Hemen her kıyafet bu aralar çok moda olan, beli uzun ince bir kumaş halinde saran Japon tarzı kuşak-kemerlerle süslenmiş. Hem yazın sıcaklığını koruyan hem de kışın habercisi olan renkler hakim koleksiyona. Bordodan laciverte geniş bir yelpaze var. Siyah ceket pantolon takımlar koleksiyonun en klas parçaları. Erkeklerin kıyafetleri ne çok spor ne de çok klasik. Renkli ama renk cümbüşü değil. 70ler etkisi bayan kıyafetlerinde olduğu kadar olmasa da belli oluyor.
Şimdi sizleri koleksiyondan güzel bir seçkiyle baş başa bırakıyorum:

Uzatma, kısa kes, insanca olsun! Diyorlar.


Kimler mi? Dizi sektörü çalışanları. Bana Facebook'ta gelen duyuruya göre 24 Aralık saat 18.00'de senaryo yazarları kalem bırakacak, yönetmenler stop diyecek, oyuncular oynamayacak, şalterler inecek ve setler duracak. Tüm sektör çalışanları servislere binip Taksim Meydanı'na AKM'nin önüne gelecekler. Sinema Emekçileri Sendikası SİNE-SEN üyeleri ise saat: 17.30’da sendika önünde toplandıktan sonra saat: 18.00’de AKM’ye doğru hareket edecekler. Saat 19.00'da Senaryo Yazarları Derneği SEN-DER ve Sinema Emekçileri Sendikası SİNE-SEN üyeleri AKM’nin önünde dizi sürelerine ve "insanlık dışı çalışma koşullarına" dur demek için toplanacaklar.

Talepleri dizi bölümlerinin sürelerinin 45 dakikaya inmesi yönünde. Uzun süredir dizi sektöründe birçok çalışan bu durumdan şikayetçiydi zaten. Yani sevdiğimiz dizilerin her bölümünün 2 saat sürmesi (eğer o sıralarda yapacak çok önemli işlerimiz yoksa) seyirci olarak bizim işimize geliyor ama çalışanlar gözünden bakmayı da düşünmemiz gerekiyor sanırım:) Bu iki saatlik bölümün her hafta çekilmesi için verilen uğraşlar, harcanan saatler... Zaman zaman diyoruz bölümlerde neden gereksiz ayrıntılara fazla yer veriliyor, 5 dakikada anlatılabilecek bir şeyi yarım saat neden uzatıyorlar. Mesela ben seyretmedim ama bana anlatılana göre yıllar önce İbrahim Tatlıses ve Aydemir Akbaş'ın oynadıkları bir dizi varmış, hastanede geçen bir sahne varmış, 20 dakika İbrahim Tatlıses şarkısı çalmış, Aydemir Akbaş hastanede ağlamış. 20 dakika insanlar şarkı dinlemiş ağlama seyretmiş:) Maksat senaryoyu 2 saate tamamlamak. Bir de senaristler açısından bakıyorum da her hafta yeni bir "film" yazıyorlar. Sonu gelecek haftayı merak ettirecek şekilde bitmesi gereken bir film. Oyuncular, set ekibi gündüz ve gece çalışıyorlar.

ABD dizileri bölüm başı 40-45 dakika mı ne sürüyor. Bir de orada anlaşmalar 13 bölüm üzerinden yapılıyor(muş). Yani reyting ne olursa olsun birkaç bölüm garantiymiş yayınlanması. Bizde birçok umut vadeden dizi ileride tutabilecekken tam oturmadan yayından kalkıyor, o diziyi hali hazırda sevenler mağdur oluyor. Belli seçilmiş kişilere takılan reyting ölçüm aletleri üzerinden değerlendirme yapılıyor ve o seçilmiş kişiler sevdiğimiz diziyi seyretmedikleri zaman sevdiğimiz diziler 4-5 bölüm sonra yayından kalkıyor.

Bakalım dizi sektörü çalışanlarının çabaları sonuç verecek ve dizilere belli bir standart getirilecek mi?

Galatamoda zamanı geldi: 22-26 Aralık

Bu Galatamoda günleri de olmasa ne yapardık bilmiyorum. Tabii yine tasarımcıların birbirinden güzel kıyafetlerine kavuşurduk ama bu kıyafetleri belli bir yerde toplanmış bir halde, bir festival havası içinde görmek, seçmek, beğenmek, almak, üzerimize tutup fır fır dönmek, havalara atmak bambaşka bir şey şüphesiz. Onlarca tasarımcı bu sefer de Tepebaşı TRT binası önündeki bizlere yılbaşı için özel koleksiyonlar ve birbirinden güzel sürprizler hazırladı. Sadece yılbaşı alışverişi yapmayacağız, ayrıca seminerler de dinleyeceğiz.

Örneğin:
- Mehtap Elaidi, 25 Aralık'ta saat 15:00-17:00 arasında “Markalasma Süreci”nden bahsedeceği bir seminer verecek. Bir tasarımcı markasının markalasma sürecinde Türkiye ve dünyada izlenecek yollar, yaratılması gereken satış tanıtım programları ve tasarıma yön veren önemli noktalardan bahsedecek. Elaidi'nin Galatamoda'da yer alacak koleksiyonuysa güncel giyimli, fonksiyonel ve ağırlıklı olarak üst parçalardan ve aksesuarlardan oluşacak.

- Niyazi Erdoğan, “Farklı erkek stilleri ve uygulama metodları” başlıklı bir seminer veriyor. Sadece erkekler için değil erkek modasından ilham almaya çalışan bayanlar için de. 26 Aralık Pazar günü 13:00-15:00 saatleri arasında. Niyazi Erdoğan'ın Galatamoda'daki koleksiyonu "Ayna" adını taşıyor. %20 indirimle satılacak koleksiyonda denim pantolonlar, örme üstler, uzun triko ceketler ve süveterlerin yanı sıra kağıt dokulu gömleklerin yer aldığı 35 parça bulunuyor. Niyazi Erdoğan "Ayna" koleksiyonu için, "“Bu koleksiyon köklerim ile olan bağlarımı, dünden  bugüne yaşadığım değişimi yansıtıyor. Daha çok bir saygı duruşu ve teşekkür niteliğinde,” diyor.

- Lug Von Siga markasının tasarımcısı Gül Ağış, Galatamoda için 60’ların ünlü modacısı Mary Quant’la 21.yüzyılın kavramsal modacısı Margiela’nın evliliğini hayal ederek bir koleksiyon hazırladı. Koleksiyonu için “İlk defa canlı renkler kullandım” diyen Gül Ağış, kırmızı, yeşil, mor gibi çarpıcı renkler kullandı. Ayrıca devetüyü ve Lug Von Siga'nın’nın imzası denilebilecek gri,siyah ve lacivert de koleksiyonda bolca bulunuyor.

- 23 Aralık 2010 Perşembe saat 11:00-13:00arasında Bihter Ayda Pekin "Takı Tasarımı", 24 Aralık 2010 Cuma saat 17:00-19:00 arasında da Gamze Saraçoğlu "Sokak Modası" üzerine bir seminer verecekler.

- Etkinlikte ayrıca ünlü moda okulu ESMOD'da yer alıyor. ESMOD standında, okulun öğretmen ve öğrencilerinin tasarımdan dikişe bir ürünü nasıl hayata geçirdiklerini canlı canlı görmek mümkün olabilecek.

Galatamoda, 22-26 Aralık tarihlerinde, saat 10:00 ile 21:00 arasında.


Carine Roitfeld Vogue Paris'ten ayrıldı

Bugünlerde moda dünyası Vogue Paris'in Genel Yayın Yönetmeni Carine Roitfeld'ın istifasını konuşuyor. Roitfeld, istifasına gerekçe olarak kişisel projelerine vakit ayırmak istediğini belirtti. Herkes bu kişisel projeleri merak ediyor. Tom Ford'la birlikte çalışmak için ayrıldığı söylentilerini Tom Ford yalanladı. Carine Roitfeld ayrılığıyla ilgili WWD'ye şunları söyledi:
Ekim'de 90. yıl sayımızı yayınladığımızda bu benim için çift doğumgünü gibiydi. Daha fazla kalmayacağımı biliyordum. Zirvedeyken gitmeniniyi olduğunu düşünüyorum ve bence şu anda Vogue seçkin bir konumda. Bundan gerçekten gurur duyuyroum. Olağandışı bir ekibim var.
Her zaman serbest çalışan biri oldum, dolayısıyla 10 yıl önce işe alındığımda, bir ofisim, bir asistanım, bir programım, sabit tatil zamanlarım olması bana çok zor geldi. Ama öte yandan bu o kadar önemli bir işti ki evet dedim. İnanılmaz bir macera oldu ama belki kalbimde ve ruhumda ben serbest çalışmaya daha yatkın biriyim. Bu kadar uzun süre kaldığıma bile şaşırdım ama benim kalmamı sağlayan Jonathan (Newhouse) gibi bir patrona sahip olmak, bana tam bir özgürlük veren inanılmaz bir adam ve Tanrı bilir ben sınırları zorladım.
En çok gurur duyduğum, bu ekibi bir araya getirmek ve her gün işe gelebilmek ve birlikte çalıştığım insanları görmekten mutluluk duymak. Başka dergilerde çalıştım dolayısıyla bunun son derece ender bulunur bir şey olduğunu biliyorum.
Jonathan Newhouse da onun için İngiliz Vogue'una, "Carine'in Vogue'a, modaya ve dergi yayıncılığına güçlü katkısı göz ardı edilemez. Onun yönetiminde Vogue Paris, tiraj, reklam ve editöryal başarı açısından rekor denilebilecek bir düzeye ulaştı. Vogue Paris, moda ve fotoğrafçılık alanında son derece büyük bir etkiye sahip olarak, dünyadaki en ikonik dergilerden biri olarak kendine yer buldu. Carine bir stil öncüsü olarak büyük bir ün kazanarak bu rolünü cazibe ve zarafetle yerine getirdi. Mesleğinde dev bir isim oldu. Carine'e derin bir özlem duyacağız. Başarılarından dolayı ona son derece minnettarım," diye konuştu.


Elbette Carine Roitfeld'in yerine kimin geleceği bir başka merak konusu. İsimleri geçenlerin başında Vogue Paris'in moda direktörü Emmanuelle Alt var. Ayrıca Le Figaro'nun moda direktörü Virginie Mouzat, Rus Vogue'unun eski genel yayın yönetmeni Aliona Doletskaya, L'Uomo Vogue'dan yeni ayrılan Giovanna Battaglia, Pop dergisinin eski genel yayın yönetmeni Dasha Zhukova da Roitfeld'in yerine geçebilecek isimler arasında gösteriliyor. Zaman gösterecek. Ama Vogue ve moda tarihinde çok önemli bir bölümün sona erdiği kesin. Hüzünlenmemek elde değil.

Vogue Paris, Roitfeld yönetiminde genelde fazla kalabalık olmayan zarif, zaman zaman oldukça sıradışı olan kapaklarıyla ve ses getiren editoryalleriyle dikkat çekiyordu. Yeni genel yayın yönetmeni nasıl bir yol izleyecek bilinmez ama bu aykırı zerafeti özleyecek bu insanlık.

21 Aralık 2010 Salı

"Michael" albüm lansmanı Olimpia'da gerçekleşti


Geçtiğimiz Cuma günü, Michael Jackson'ın "yeni albümü" Michael için Sony Music ve Power FM desteğiyle bir lansman düzenlendi. Olimpia'da yapılan lansman, Michael Jackson hayranlarından büyük ilgi gördü. Ben de oradaydım tabii. Olimpia'ya ilk gidişimdi, orası 60lar 70lerin eski Yeşilçam filmlerinin geçtiği mekanlardan biriymiş, video paylaşım sitelerinde arattım 60larda Ajda Pekkan'ın bütün şarkı söyleme sahnelerinin çekildiği klüp mü diye. Olabilir de olmayabilir de. Pek çıkaramadım. Şimdiki yüzyılda her an varlıklarını hissettiren görevlilerle ilginç ve hoş bir yer.
Partide Cenk Erdem ve Hakan Küfündür DJlik yaptılar. Cenk Erdem, tabii partinin ilk bölümü için Michael Jackson şarkıları çaldı ama araya bir iki Madonna şarkısı sıkıştırmayı ihmal etmedi. Gerçi lansmanı yapılan Michael albümünün bütün şarkıları değil sadece birkaç şarkısı çaldı ki aslında dansa uygun olmayan slow şarkılar da çalsa iyi olurdu bence. Yani albüm lansmanı deyince insan bütün şarkıları duymayı bekliyor. Onun dışında Michael Jackson kliplerinden görüntüler vardı ekranda.
Orada toplanan Michael Jackson hayranları Thriller eşliğinde doğaçlama dans ederek şarkının koreografisini yaptı. Sonra Ateşli Topuklar dans grubu sahne alıp çeşitli gösteriler sergiledi. Birkaç yıl önce kurulan topluluk Yetenek Sizsiniz yarışmasındaki performanslarıyla dikkat çekmiş ve birçok önemli organizasyonda sahne almıştı. Dolayısıyla böyle bir organizasyon için hemen akla gelen topluluk oldu. Gecede Benimle Dans Eder misin? yarışmasında dikkat çeken Yiğit Beşli de sürpriz bir şekilde sahneye çıktı, önce tek başına sonra da Ateşli Topuklar grubuyla birlikte dans etti.


 Ateşli Topuklar dans grubu ve Yiğit Beşli'nin gösterisi

Tabii dans eden sadece onlar değildi, geceye katılan seyirciler de Thriller çalar çalmaz toplu halde dans ettiler hatta Thriller koreografisini yaptılar.


Sonra sırada 90lar partisi vardı. Yani nostaljik bir geceydi ama ben 2000li yıllarda yaşadığımızın bilincinde bir birey olarak ve Beyoncé'nin yeryüzündeki temsilcisi(:p) olarak partiden Beyoncé danslarımı eksik etmedim:D Bu fotoları koyacak medeni cesarete yakında sahip olabilmeyi diliyorum:)

20 Aralık 2010 Pazartesi

"Çocuklar Gülsün Diye" Eastpak çantalar tasarlandı


Önde gelen çanta markalarından Eastpak'ın tüm Avrupa'da eş zamanlı yürütülen güzel mi güzel bir projesi var: Eastpak Artist Studio. Bu proje kapsamında bir araya gelen ünlü tasarımcılar marka için çeşitli çantalar tasarladılar. Bu tasarımlardan elde edilen tüm gelir Milli Eğitim Bakanlığı ve Gülben Ergen'in işbirliği ile yürütülen Çocuklar Gülsün Diye kampanyasına bağışlanacak.

Ülkemizden bu projeye tasarımlarıyla katkıda bulunan isimler, Bahar Korçan'ın başkanlığını üstlendiği Moda Tasarımcıları Derneği'nden 19 ünlü tasarımcı ve sanat ve moda dünyasının ünlüleri: Atıl Kutoğlu, Bahar Korçan, Bihter Ayda Pekin, Cem Lokmanhekim, Deniz Kaprol, Deniz Mercan, Elif Cığızlıoğlu, Gamze Saraçoğlu, Gül Ağış, Mehtap Elaidi, Simay Bülbül, Nejla Güvenç, Niyazi Erdoğan, Özgür Masur, Özlem İkiışık, Özlem Kaya, Özlem Süer, Tuvana Büyükçınar, Ece Şirin, Ebru Danyal, Beren Saat, Zerrin Tekindor, Başak Fransez, Deniz Marşan, Derya Baykal, Gülben Ergen, Tülin Kermen, Cengiz Abazoğlu, Pınar Altuğ. Ayrıca ünlü kağıt tasarımcısı Deniz Doğruyol da tasarımı yapılan çantalara özel isimlikler hazırlayarak projeye destek verdi.

Aşağıda görebileceğiniz bu çantaları almak isterseniz 20- 27 Aralık tarihleri arasında Palladium Alışveriş Merkezi'ne uğramayı ihmal etmeyin. Çantalar orada özel camekanlar içerisinde sergilenecek ve Sportworks mağazasından satışa sunulacak.


En üstte: (Soldan sağa) Bahar Korçan, Başak Fransez, Beren Saat
Üstte: (Soldan Sağa) Cengiz Abazoğlu, Deniz Kaprol, Deniz Marşan

(Soldan Sağa) Derya Baykal, Gamza Saraçoğlu, Mehtap Elaidi

(Soldan Sağa) Tuvana Büyükçınar, Tülin Kermen

(Soldan Sağa) Zerrin Tekindor, Özgür Masur

15 Ünlü erkek, Avon'un "Pembe Ajanda"sı için bir araya geldi


Avon, "Meme Kanseriyle Mücadele Projesi" kapsamında her yıl pembe ajanda hazırlıyor. 2011 yılının Pembe Ajanda'sı, geçtiğimiz günlerde düzenlenen özel bir davetle tanıtıldı. Davete AVON’un Pembe Ajanda tanıtım gecesine projeye destek veren 15 ünlü erkeğin yanı sıra sanat ve cemiyet hayatından Mehmet Arslan, Yonca Evcimik, Yeliz, Neslihan Yargıcı, Garo Mafyan, Tanem Sivar, Metin Özülkü, Hepsi Grubu, Ebru Destan, Murat Evgin gibi ünlü isimler katıldı.

Ajandada aralarında Cem Adrian, Dj Geveze, Emre Belözoğlu, Engin Atsur, Fahir Atakoğlu, Fatih Erkoç, Gökhan Tepe, Kemal Doğulu, Levent Yüksel, Mustafa Ceceli, Müjdat Gezen, Özgür Özberk, Rüştü Reçber, Salih Saka ve Uğurkan Erez’in bulunduğu 15 ünlü ve başarılı erkek bir araya geliyor. Pembe Ajanda, fotoğraf sanatçısı İlkyaz Özel tarafından çekilen ve ünlülerden her birinin pembe konsepte uygun olarak verdiği fotoğraf kareleri ile meme kanseri ile mücadele için paylaştıkları mesajlardan oluşuyor. Bu fotoğraflarla özel mesajlar, 16 Aralık’tan itibaren 10 gün boyunca Optimum Outlet AVM’de sergilenecek.


17 Aralık 2010 Cuma

H&M 2011 Yaz Lookbook

Evet, sizlere şu yazımda bahsettiğim gibi, H&M'n Yaz koleksiyonu için Nişantaşı'ndaki showroomlarına gitmiş yerinde incelemeler yapmıştım. Tabii kıyafetlerin sadece askıda değil, ayrıca bir de insanın üzerinde nasıl göründüklerini bilmek zamanı. Konuyu H&M Lookbook'una getirmek için zekice adımlar atıyorum görüyorsunuz:) 60lı yıllar, soyut desenler, sade kesimler, belden aşağı bollaşan elbiseler bize eski filmlerin sihrini, Ali MacGraw zerafetini hatırlatıyor. Gelecek yazın en güzel trendlerini H&M koleksiyonunda da bulabilirsiniz.

Fotoğraflar: Hasse Nielsen
Grafik Uygulama: All That Glitters

16 Aralık 2010 Perşembe

Sesiniz güzel mi?

Güzel mi? Avon Voices'la dünyaya duyurun. Avon Voices, adı üstünde AVON'un başlattığı uluslararası çapta bir şarkı söyleme ve şarkı sözü yazma yarışması. Yarışmanın finalleri 2011 yılında yapılacak. Şarkı söyleme yarışmasına bayan adaylar, şarkı sözü yarışmasınaysa bay-bayan adaylar katılabiliyor.
Jüri üyeleri listesi yeterince pırıltılı. Öncelikle Fergie var. Evet, Black Eyed Peas Fergie. Grammy ödüllü şarkı yazarı Diane Warren bir başka jüri üyesi. Dünyanın dört bir yanından müzik sektörünün duayen isimleri olan Sheila E. (ABD), David Pack (ABD), Delta Goodrem (Avustralya), Maia (Kolombiya), Lea Salonga (Filipinler), Iveta Sangalo (Brezilya) ve Valeriya (Rusya) diğer jüri üyeleri.
2011 yılı içinde finalleri yapılacak yarışmanın ilerleyen aşamalarında katılımcılara, dünyanın farklı ülkelerine seyahat, profesyonel koçluk, stil danışmanlığı, bireysel performans video çekimi gibi heyecan verici pek çok fırsatlar sunulacak. Sonunda, biri AVON Bağımsız Temsilcisi olmak üzere iki kadın vokale albüm yapılacak ve bu albüm kitlelerle paylaşılacak. AVON'un 125. kuruluş yıl dönümü kutlamaları kapsamında gerçekleştirilen bu proje için AVON CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkanı Andrea Jung “Avon Voices global bir yetenek arayışı olarak şirket mirasımızı ve geleceğimizi yansıtan, kadınlarımızı güzellik, ilham ve müzik öğelerinde yükselten, heyecan duyduğumuz bir proje.”diyor.

Yarışma Aralık 2010'da başladı. Avon Voices resmi sitesi üzerinden. Bu yarışmaya Şarkı Seslendirme, Şarkı Sözü Yazma ve Oy Verme olmak üzere üç farklı şekilde katılımda bulunabilirsiniz.

Şarkı Seslendirme kategorisinde, bayan adaylar internet sitesinde yer alan şarkı listesinden diledikleri şarkıyı seslendirip, videolarını yükleyerek 13 Şubat 2011 tarihine kadar katılabiliyor. Şarkı Sözü Yazma kategorisinde ise bay-bayan adaylar “dünyada umut ve pozitif düşünce” üzerine yazdıkları özgün şarkı sözleri ile 20 Mayıs-1 Haziran tarihleri arasında katılabiliyor. Oylamalar Ekim 2010 tarihine kadar devam edecek.

Ayrıntılı bilgi:  www.avonvoices.com
Facebook: www.facebook.com/avonvoices
Twitter: www.twitter.com/avonvoices

Trendyol'da Ferre ve Sertaç Delibaş


Yukarıdaki Ferre gözlük veya Sertaç Delibaş ayakkabı sizin olabilir. Trendyol üyesi değilseniz, www.trendyol.com adresinden üye olun, bu fırsatları kaçırmayın! Ferre gözlükler %68, Sertaç Delibaş ayakkabılarsa %50 indirimle satışa sunuluyor. Sertaç Delibaş ayakkabılarının satışı bugün başladı, Ferre gözlüklere yarından itibaren sahip olabilirsiniz.

Trendyol.com’da 16-20 Aralık tarihlerinde satışa çıkacak diğer markalar:
Rocco Barocco, İpekyol, Jansport, İpek Tohumcu, Dkaprol, Özlem Kaya…

Trendus blog ödüllerinde finalist oldum♥ ♥ ♥ Çok mutluyum

Biliyorsunuz Trendus blog ödüllerini. İlk turu geçmiş ilk 30'a kalmıştım. İkinci turdaysa ilk 10 blog belirlenecekti. Ben ilk 10'a giremedim ama final turu için jüri 5 blogu korumaya almış yani final için seçmiş ve bu 5 blogun içinde severek okuduğum blogların yanısıra ben de varım!! O kadar şaşırdım ve sevindim ki. Çok mutluyum.
Finaldeyim. Bu sefer 15 Ocak'a kadar ilk sıralarda yer almak için yarışacağız. Birinci iPad sahibi olacak. Hadi belki 1. olamayabilirim ama gelen her oy bana biraz daha mutluluk verecek. Oy vermek için Trendus sitesine üye olmanız lazım ama üyeliğin belli bir ücreti yok, forumlara üyelik gibi. Teşekkürler Trendus ve jüri üyeleri. Teşekkürler bana oy veren herkes. Teşekkürler bütün dünya ve kainat. ♥

glitter crafts
Thank You graphics comment

2010'un en stylish filmlerinden biri: The Tourist

Geçen Cuma ülkemizde de vizyona giren, başrollerini Angelina Jolie ve Johnny Deep'in paylaştıkları The Tourist, sadece konusu için değil kıyafetler için de seyretmeye değer çünkü Oscar ödüllü kostümcü Colleen Atwood'un hazırladığı giysiler Angelina Jolie'nin oynadığı Elise Clifton-Ward karakterine benzersiz bir şıklık ve karizma vermiş. Stil sahibi insan nasıl olunur sorusunun bir cevabını da The Tourist'te bulabiliriz. Daha Angelina Jolie'yi gördüğümüz ilk sahneden itibaren şıklığıyla büyüleniyoruz. Film Paris'te başlıyor Venedik'te devam ediyor. Kullanılan giysiler de şehirlerin güzelliğine zarifçe eşlik ediyor, bu güzel manzaraları vurguluyor.

Angelina Jolie'nin Paris sahnelerinde giydiği bu kıyafet için Atwood, başlangıçta bir ceket düşünmüş ama omuzları saran bir kaşmir şalın daha lüks görüneceğine karar vermiş. Fildişi elbisenin üzerindeki açık camel şal, eldivenler ve çanta minimalist şıklığın vurgulayıcı unsurları, ama asıl hoşluk mercan rengi tül kemerden geliyor.


Colleen Atwood, kıyafetleri tasarlarken “Rear Window”, “Vertigo” gibi Alfred Hitcock filmlerinden ve buradaki çok basit ve zarif tarzdan esinlenmiş. sade kıyafetler arka plandaki Avrupa şehirlerinin karmaşık ve bol heykelli mimarisini geride bırakmayacak, bu mimariyi tamamlayacak nitelikte hazırlanmış, ama Elise karakteri aksesuarları, mücevherleri asla ihmal etmiyor ve sade şıklığa bunlarla canlılık veriyor. Örneğin 19 yy. tablolarından esinlenerek yapılmış bu siyah balo elbisesiyle takılan kolye gibi. Filmdeki diğer birçok mücevher gibi Londra'daki Asprey'den gelen bu kolye eski bir taçtan üretilmiş.


Filmdeki diğer kıyafteler de Jolie'ye bir Jackie Onassis elegansı verirken izleyen birçok kişide hemen alışverişe çıkıp benzerlerini edinme arzusu uyandırıyor. Charles James'in tasarladığı bir gri elbise ve Irene tarafından tasarlanan bir takım hariç bütün kıyafetler Atwood'a ait. Bu iki kıyafeti de Colleen Atwood büyük uğraşlar sonucu bulabilmiş. "Bir Charles James kıyafeti bulmak zordur, buna hemen uyum sağlayacak birini bulmak da çok zordur," diyor Atwood. Angelina Jolie için elbisede fazla ayarlama yapması gerekmemiş, Jolie bunu hemen alıp giymiş ve elbise sanki onun için özel yapılmış gibiymiş. Angelina Jolie sadece bunu değil, diğer kıyafetleri de büyük bir başarı ve özgüvenle taşıyor. Filmde ayakkabılar Salvatore Ferragamo'dan. Ferragamo, bu film için 30 farklı renkte ve çeşitte ayakkabı üretmiş, Angelina Jolie için tasarladıkları çeşitli topuk boylarında değişiyor ama asla topuksuz değil. Fazla abartısı olmayan genelde tek renk zarif modeller.


Kısacası Great Expectations ya da Cruel Intentions gibi bütün gardrobunu istediğim filmlerden biri oldu The Tourist. Film yeterince hareketli, sürükleyici. Olay örgüsü sağlam, senaryosu bir iki noktada mantık sorusu sordursa da mükemmel. Buna ayrıntılı değinmeyeceğim, yanlışlıkla spoiler veririm hatta sonunu anlatırım diye endişe ediyorum:) Ama seyretmenizi mutlaka tavsiye ediyorum.

Pre-Fall 2011: Elie Tahari

Pre-fall 2011 coşkusu tüm hızıyla sürerken, şimdi de Elie Tahari'ye günümü ayırıyorum, çünkü onun kızıllarla, lacivertlerle, morlarla, camellerle nötr renklerin kaynaştığı, hafif, zarif ve elit koleksiyonu diğer birçoklarının arasında hemen gözüme çarptı. Biraz 60lar, biraz kürk detay, biraz Manhattan klası, biraz olgunluk, biraz gençliğin canlılığı, biraz masumiyet, biraz iddia. Düz kesimler, ama aynı zamanda giysileri canlandıran danteller. Bu koleksiyonu deneyimleyenler şüphesiz mevsimin bitmesini hiç istemeyecek. Aşağıda seçme örneklerini gördüğünüz bu koleksiyonun sunumu için seçilen Jandra Dziaugyte, hem çocuksu hem de A+ görünümüyle sizce de bu kıyafetler için uygun olmamış mı?

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...