Daha önce bu yazımda Tom Ford'un New York Moda Haftası'ndaki defilesinden bahsetmiştim. Herşeyin nasıl gizli tutulduğunu, içeriye fotoğrafçı alınmadığını, herhangi bir cihazla kayıt yapma imkanının bile olmadığını, herşeyin sanki uluslararası bir askeri anlaşmanın toplantısıymış gibi olup bittiğini.... "Modanın yeniden eğlenceli olmasını istiyorum, tıpkı 60'larda olduğu gibi. Kıyafetleri almak ve giymek için sabırsızlanırdınız (o zamanlar) ve sanırım bunu kaybettik," demiş Tom Ford bu aşırı gizlilikle ilgili olarak.

Kıyafetlerin defileyle tanıtılmasından satışa sunulmasına kadar olan süre içinde, defalarca dergilerde gazetelerde yer almasını, ünlülerin bunları defalarca kırmızı halıda giymesini, kıyafetlerin stil sitelerinde kim daha şık oylamalarına sunulmasını, böylece satışa çıktıklarında insanların bunları görmekten çoktan bıkmış olmalarını istemiyormuş. Herşeyin sade, özel ve biraz daha ulaşılmaz olduğu eski internetsiz yıllar geri gelsin istemiş. Bu nedenle defile sırasında davetlilerin yanısıra, sadece özel seçilmiş 100 dergi editörü vardı. (Ama haber, magazin muhabirleri değil.) Fotoğrafçı olarak da sadece Terry Richardson. Onun çektikleri hala ortada yok ama Aralık'tan itibaren kıyafetler Tom Ford'un sitesinde yayınlanmaya başlayacak.
Vogue (US) dergisinin Aralık sayısında Tom Ford'un bu yeni koleksiyonu ilk kez yer alacak. Steven Meisel'in altın değerindeki objektifinden. Ayrıca Fransız Vogue'unun Ocak sayısında da bu koleksiyonla ilgili özel bir dosyanın yer alacağı konuşuluyor.
Fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere, koleksiyonda gerçek kadınlar için gerçek kıyafetler amaçlanmış. Biraz 70ler birazcık da (bence) 20ler etkisinin, barok işlemelerin, kocaman payetlerin, transparanların, feminen hatların vurgulandığı kesimlerin, gece tonlarının, hayvan desenlerinin buluştuğu eserler yaşları 25 ile 70 arasında değişen bir kitleye hitap ediyor, bireyselliği ön plana çıkarıyor. Önümüzdeki yıl Tom Ford kadını, hem bağımsız, hem iddialı, hem zarif, hem neşeli, hem de oyuncu. Kıyafetler bir iki sezonluk değil, uzun yıllar boyunca giyilmek üzere hazırlanmış. Tom Ford'un dediğine göre Gucci için yaptıkları bunların yanında fazla trendy. "Modanın beş dakikada bir değişmesi gerektiğini düşünmüyorum," diyor Tom Ford. "Bunların uzun süre giyebileceğiniz kıyafetler olmasını istiyorum, -on, yirmi yıl, kızınıza verebileceğiniz kıyafetler. Kendi dolabınızı açmak duruken neden vintage alacaksınız ki?"
Defilede sadece podyum yıldızları değil, birçok sektörden ünlü podyumda yürümüştü üstelik birçoğu podyumda yürüyeceklerini oraya geldiklerinde öğrenmiş. Steven Meisel ile yapılan çekimde Tom Ford, Stella Tennant, Karen Elson gibi ilham perileriyle baş başa, göz göze görülüyor.
Aslında Tom Ford birçok açıdan haklı. Bir tasarımcının kıyafetlerinin satışa çıkmadan önce bin kez görülüp daha giyilmeden eskimelerini istememesi gayet doğal. Her ne kadar kendisini ve koleksiyonlarını ağırdan satma merakını, artık kendisine "Tom," değil de "Mr. Ford" diye hitap edilmesini isteyecek kadar abartsa da, bu açıdan onu anlamak mümkün. Ama bu ağırdan satış, bu alım çalım, bir trend olursa, diğer tasarımcılara yayılırsa, zamanla birçok büyük tasarımcının da koleksiyonunu ancak 5-6 ay sonra görürsek, artık moda haftalarında oraya girip çıkanın bir de orada çalışan çaycıyla garsonun haberinden başkasını yapamaz hale gelirsek o zaman işimiz iş demektir:) Şaka bir yana, şunun şurasında Aralık ayına fazla kalmadı. Koleksiyonun geri kalanının da fotoğraftakiler kadar sofistike olacağına kimsenin şüphesi yok herhalde. Gelecek sezonlar için de Tom Ford kıyafetlerinin özel ve zor ulaşılır olmaları için önemli kararlar almış. Mesela Londra'daki showroom'una habercileri değil dergi editörlerini davet edecekmiş. Kıyafetlerinin Oscar'da giyilmesine izin verecekmiş, ama önce kimlerin aday olduğuna bakacakmış sonra bir kişiye kıyafetini giydirecekmiş. Bakalım bizim ünlülerimizden kimin üzerinde bir Tom Ford göreceğiz?
Solda koleksiyonun yer aldığı Vogue Aralık sayısı kapağını görüyorsunuz.



2 yorum:
Tek kelimeyle, müthiş ya!
evet koleksiyonun geri kalanı nasıl olacak acaba...!
Yorum Gönder