bahar korçan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bahar korçan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Mart 2011 Cumartesi

Baharı felaketle karşılamak...


Biz burada, İstanbul'da pek hissetmiyoruz ama bahar yaklaşıyor yavaş yavaş. Ağaçlar yeşillenmek, yapraklarını vermek, çiçeklerle donanmak için son hazırlıklarını yaparken güneş giderek daha sıcak işliyor toprağa. Ne de olsa Mart ayı bahar ayı... Japonya'nın Sendai şehri, baharın en güzel yaşandığı şehirlerden biriymiş, "ağaçların şehri" olarak bilinirmiş. Bahar mevsiminin böyle bir ünvan taşıyan bir şehirde, bir başka güzel yaşandığını buradan tahmin etmek zor değil. Ne var ki 2011 baharını felaketle karşıladı Sendai ve Japonya kıyıları. Pasifik okyanusu kaynaklı 8.9 şiddetindeki deprem ve yol açtığı metrelerce yükseklikteki tsunami, Japonya'nın kıyılarındaki tarlaları, evleri, araçları alıp götürdü, gemileri kilometrelerce içeri taşıdı. Pasifik Okyanusu'nda kıyısı olan başka ülkeleri de etkileyen tsunami, şüphesiz insanlık tarihindeki sayısız felaketten sonuncusu. Daha önceki felaketler gibi yüzyıllarca belleklerde silinmez izler bırakacak.
Şimdi birçok felaket sonrasında olduğu gibi geride kalan insanların birbirlerine sarılma, güç verme zamanı. Yardım etme zamanı. Kişiselliği bırakarak başkalarını düşünme zamanı. Dualarımız Japonya'yla ve tsunaminin etkilediği diğer ülkelerle. Gelecek baharların felaketsiz olması dileğiyle.

31 Ağustos 2010 Salı

IFW Bahar Korçan

Bir Bahar Korçan deneyimi yaşamak için sabırsızlanıyordum bu nedenle Harbiye'deki Radyoevi'ne vakitlice gitmeyi ihmal etmedim. Geldiğimde çok kalabalıktı ve içeri zar zor girebildim. Arkalarda bir yere denk geldim ve makinem pek iyi çekemedi. Bu nedenle basın için ortak görsellerden seçtiklerimle yetiniyorum. Yine bütün fotoğrafları koymuyorum zaten birçok blogda var, ben her defile için en dikkat çekici bulduğum kısımları defile hakkında genel bir fikir olsun diye koyuyorum.
Bahar Korçan'ın koleksiyonu "Dinle" adını taşıyordu, defile başlayana kadar uzun süre ekranda kırmızı, mavi, mor ışıltlar göründü ve kayıttan doğa sesleri arasında "Dinle, dinle, dinle" şeklinde yankılanan bir ses kulağımıza geldi. Tek dinleyebildiğim yerlerine oturmaya çalışan insanların ve onları yönlendirmeye çalışan görevlilerin bağırış çağırışlarıydı.
Ama defile başlayınca bitmesini hiç istemedim ve keşke defileleler bu kadar kısa sürmese dedim içimden. Ünlü rapçi Fuat Ergin ve DJ Mr. Pink konuk sanatçı olarak yer almışlardı ve Fuat çeşitli şiirleri rap tarzında okuyordu, bu sırada çıkan mankenler söylenen sözlere uygun hareketler yapıyorlardı. Bir podyumda ileri geri yürümenin dışında, özel pandomim vari bir gösterinin bulunduğu bir defileyi yaşamak güzeldi. Bir gün önceki seminerde her koleksiyonunda daha protest olmaya çalıştığını söyleyen Bahar Korçan sıranın dışına çıkmaktaki ustalığını yine göstermişti.
Defilenin saçları ve sanki kan ağlamayı yansıtıyormuş gibi duran makyajları, ayakkabıları dört dörtlüktü. Hem görmek hem de dinlemek için tasarlanmış kıyafetler, kabarık etekler, taşlı işlemeler, soyut desenler, ne çok ince ne çok kalın olan zarif kemerler, aristokrat fırfırlarla dolu koleksiyon, bizleri sıradan kıyafetlerle dolu, ölümlülerin dünyasından çıkarıp bambaşka bir aleme götürdü. Ne var ki bu yolculuk yarım saat bile sürmemişti.






















































































































Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...