sokak modası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sokak modası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Eylül 2010 Çarşamba

İstanbul Fashion Week sokak modası + ne giydim ben?

Elbette Istanbul Fashion Week kapsamında street style yani sokak modası fotoğrafları çekmeyi ihmal etmedim çünkü birçok insanın sırf bu etkinlik için özel olarak ne giyeceklerini planlayacağını, uzun uğraşlardan sonra özenle kıyafet seçeceğini biliyordum. Edindiğim izlenimlere bakılırsa ülkemizde bir Mariah Carey modasıdır sürüp gidiyor. Mini dar etek ve topukludan şaşılmıyor. Şıklık denilince akla gelen ilk resim bu. Tabii bu resmi rengarenk cesur ayakkabı seçimleriyle kıyafetlerde değişik desenlerle sıranın dışına çıkarak ve bir MCC yani Mariah Carey clone olmaktan kurtularak uygulayanlar vardı elbette, ama çoğunluk kahve, siyah, beyaz gibi risksiz renklerde kalarak bu kombini denedi ve ortaya ortak bir IFW üniforması çıktı neredeyse.
Kıyafetler genelde sadeydi çılgınlıklar görmedik. Yani yabancı moda haftalarındaki ya da genel anlamda yabancı sokaklardaki gibi sıranın dışına çıkma arzusu, aksesuarlarla oynama, renklerle değişik kombinler deneme, cesur seçimler çok fazla insanda yoktu. Bunların varolduğu kişilerin bir kısmını zaten fotoğrafladım bir diğer kısmını da başka bloglar ve Alem yakaladı.


And the last but not least....İşte ben!! Ukalalık yapıp assolist en son çıkar demeyeyim:) ki assolist varsa herhalde benden çok Anna Piaggi'dir:)♥


Tulin Şahin ve Anna Piaggi ile çektirdiğim resimlerde göreceğiniz üzere, şık görünmek için az çok çaba göstermiştm. Sokak modası çeken binbir gazeteci beni görmedi oysa ben o kadar özenmiştim:( İlk gün Zara bluzla Hindistan'dan getirtilmiş turuncu desenli bir etek giydim. Maalesef çantam alakasız kaçıyor ama evden acele çıktığım için buna uygun bir çantayla değiştirmeyi unutmuştum. İkinci gün mor desenli işlemeli Mango eteğimin üzerine Benetton pembe askılı drape bluz ve üstüne bir iç çamaşırı mağazasından aldığım şeffaf puantiyeli bluz giyerek, üstüne renk katsın diye Kadıköy'den aldığım bir fuları koydum. Amacım önümüzdeki sezonun 50ler modasını biraz modernize ederek yansıtmaktı ve kloş etek seçimimin, puantiye seçimimin buna gayet uygun olduğunu düşünüyordum. 50ler bu kış giriş yaptıysa gelecek yaz da devam eder diye düşünmüyor değilim. Üçüncü gün ayağım şiştiği için topuklu giyemedim. Fi tarihinde aldığım kitten heel topuklu terlik baktım gene moda oluyor bunu giydim ve ayağım bandajlı gezdim. Bunu saklamak için uzun siyah bir etek giydim ve üstüne Park Bravo'dan aldığım aynı kumaştan asker yeşili kolsuz, belden bağlamalı bir bluz. Bahar Korçan defilesi için o bluzu çıkardım ve yerine Fransa'dan aldığım parlak cart kırmızı bluzumu giydim. Dördüncü gün, sade ve şık bir seçim yapayım dedim ve Diesel'den tüllü dökümlü drapeli bir siyah elbise ve çok güzel desenleri olan mavili beyazlı İnci ayakkabılar giydim ve ayakkabılara çok benzeyen tesadüfen bulup aldığım bir eşarp taktım.


Yukarıda fotoğrafını gördüğünüz ayakkabıları sokak modası çekimi yapan kimsenin görmemesini esefle karşılıyorum. Sükut-u hayal içinde boğuldum. Gelecek sefer daha dikkat edelim artık:)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...