14 Eylül 2010 Salı

NYFW / Philosophy di Alberta Ferretti

Bütün koleksiyonu istiyorum dememe ramak kalmış bir defileydi Alberta Ferretti'nin Philosophy'si. Ramak kaldı çünkü esin kaynağını Uzakdoğu'nun yükselen kocaman yıldızı Çin'den alan bu koleksiyondaki desenlerin ancak bir kısmını sevdim. Ama o kadar sevdim ki bunlara atlayabilirim. Tıpkı bir güve gibi.
Ferretti, Çin'in bilinen muhteşem kültürel desenlerini yeniden yorumlamış, soyut bir bütün yaratılmış ama bu karışıklık o kadar güzel ayarlanmış ki gözü rahatsız eden hiçbir şey bulamadım. Sarıdan maviye, pembeden laciverte renkler ipekli kumaşlarda bütün parlaklığıyla uçuşurken bunlara işlenen çiçekli ya da ejderhalı desenler en doğru yerde tekdzelikten kurtarıyor. Birçok kıyafetse baştan aşağı desenden oluşuyordu. Eserlerin kesimleri kimi zaman 60lı yılların havasını verirken, düz, yalın halleriyle ana odak noktasını desenlerde tutmayı başarıyor.

Birçok parça bu soyut yeni Çin desenleriyle yaratıldı. Bazen bu desenler, defilede sahildeki küçük çakıl taşlarını andıran bir desen taşıyan kıyafetlerle kombine edilerek sunuldu.



İlgisini Çin'den uzaklaştırmış, deniz kızlarını veya su canlılarını andıran desenler de koleksiyonun içinde farklı bir grup oluşturdu.

Bazı kıyafetler tek renk üzerine özel desenleri yerleştirilmiş kıyafetlerdi. Bunların bir kısmı neredeyse bildiğimiz Çin folklor kıyafetleriydi. Herhangi bir etnik kıyafet mağazasında kolayca bulunabilecek türdendi.

 Ama bazıları da modern kesimleriyle özgündü. O zaman koleksiyonun en güzel parçalarından olmuşlardı.



Görseller:style

Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...