9 Kasım 2010 Salı

Belinda Carlisle konserinde neler yaşadık?

Belinda Carlisle, konserine gittiğim ilk "has-been" değil elbette daha önce böylesine çok gitmiştim nitekim ülkemiz tam bir has-been cenneti konser alanında. Nerede kıyıda köşede kalmış, 70lerde 80lerde şöhret olup da şimdi nerede ne yaptıkları bilinmeyen kişi varsa organizatörler onları buraya konsere getiriyorlar. Belinda Carlisle çocukluğumun, pop müzikle yeni tanışmaya başladığım bir döneminin yıldızıydı ve aslında o yıllarda fazla dinlediğim biri değildi. Müzik zevkim biraz Michael-Janet Jackson, Mariah Carey, En Vogue, Whitney Houston tarafına kaydığından onun tarzı bana göre fazla pop rocktı. Aslında La Luna şarkısı hoşuma giderdi, ama gerisine fazla kulak asmamıştım. Çünkü Belinda Carlisle, Michael Bolton, Cindy Lauper, Jason Donovan, Bananarama beni ilgilendirmiyordu. Ben En Vogue dinliyordum. O dönem beyaz popçu dinliyor muydum onu bile hatırlamıyorum. Zaten yazları sürekli bronzlaşmaya çalıştığım, saçlarımı kıvırcıklaştırmak için uğraş verdiğim bir dönemdi:)

Eğer yaşınız 25'den büyükse, Belinda Carlisle ismi size tanıdık gelebilir. Birkaç hit şarkısını duysanız "Aaa bunu o mu söylüyordu?" diyebilirsiniz. Mesela Heaven Is A Place On Earth. Runaway Horses. Circle In The Sand. Daha çok hiti var böyle. Önce grubu The Go-Go's ile çıkış yapmış, büyük başarı elde etmiş, sonra solo albümleriyle dünya çapı şöhrete ulaşmıştı. Ne var ki 90'lı yıllarda, nasıl 80'li yılların birçok şarkıcısı ve tarzı etkisini yitirdiyse, Belinda Carlisle da istediği dikişi tutturamadı, hayatına bir flop queen olarak devam etmek durumunda kaldı. Halbuki 90'ların başlarına kadar bir hayli hayranı vardı. Kendisine aşık olanlar da. Konserde baktım hepsi gelmişler. Hafif beyazlamaya yüz tutmuş saçlarıyla, gençlik aşklarını izlemeye gelmişler.

Michael Jackson hayranı, 80leri çok seven bir arkadaşım Hakan'la gittiğim konserde kapıların saat 19:30'da açılacağı bize söylenmişti. Ama 21:00 civarı açıldı. Zaten hava soğuktu sis vardı, konser aslında Küçükçiftlik Park'ta yapılacaktı, Maslak'ın göbeğine alındı. Konser bizim için zorluklara karşı bir mücadele, bir savaştı sanki. Uzun süre ayakta bekledik. Tam çıkacak Belinda derken sahnede Sugababes wannabe üç kızcağız görmeyelim mi? Meğer bir de alt grup varmış. Üstelik karnım inanılmaz açtı ve içeride yemek satılmadığından konserden sonraya bırakmıştım bu temel ihtiyacı. Ama baktım bir de alt grubun gelip geçmesini bekleyeceğim, üstelik sahnedeki davul setini hamburgerlere ve kola kutularına, mikrofonları da tuzluklara benzetmeye başlamışım, dedim acilen yemek yemem lazım. Kızlar sahnedeyken yandaki lokantanın yolunu tuttum ve oradaki lokanta sahibinden 1993 Madonna konserinin nasıl muhteşem olduğunu uzun uzun dinledim. Belinda sahneye 23:00 civarı çıktı. Yani geçmiş zamanın şöhreti çok divaymış bunu gördük. Belinda konsere Live Your Life Be Free ile başladı. Sonra aralarında Circle In The Sand, La Luna, I Get Weak, Summer Rain, Vision Of You, Leave A Light On'un da bulunduğu birçok marşını sırasıyla söyledi.

Aslında Belinda'nın seyirciyle iletişimi fena değildi, yani geç kaldığı için özür üstüne özür dilemedi ya da ben duymadım, ama Türkiye'ye üçüncü kez geldiğini ama ilk kez konsere geldiğini buranın güzel bir yer olduğunu söyledi. Bir hayranını gösterdi 150 kez konserine gelmiş, şaşırmayın var böyle hayranlar, arabaya atlayıp sevdikleri sanatçının tur otobüsünün peşine takılıyorlar. Belinda'nın şarkıları pozitif enerji saçıyor, bunu çocukken anlayamamıştım ama sonrasında geçen yıllarda müzik adına bir sürü çerçöp piyasaya çıkıp trend olduğu için şimdi anlayabiliyorum. "Müzik öldü" demek istemiyorum ama artık öyle şarkılar pek duyamıyoruz. Konser güzeldi, bise kalmasam da keyif aldım. Ama Belinda keşke sahneye eşofmanla çıkmasaydı. Sahne şovu da beklemeyin tabii, sadece çıkıp söylemek vardı, bir de Belinda'nın ilginç el kol hareketleri. Yani buna dans diyebilir miyiz bilmiyorum ama biraz dansa benziyor sanki. Asıl sahne şovu sağ tarafta arkada duran vokalistte vardı, çizgi filmlerde elektrik çarpan Tom ve Jerry gibiydi hareketleri, bu ne coşkudur anlamadım.

Aşağıda sizin için konserin 3 dakikalık ufak bir özetini koyuyorum, Belinda'nın ilginç sahne şovunu böylece daha iyi görüp değerlendirebilirsiniz. Aralık'ta UB40 varmış. Ama ben Cindy Lauper'i görmek istiyorum:) Şimdi Belinda dosyası bitmişken, playliste bir Afrika Bambataa ya da Original Concept koyup dinleyeyim, ne de olsa 80ler müziği benim için bambaşka şeyler ifade ediyor:)

2 yorum:

Adsız dedi ki...

Do you people have a facebook fan page? I looked for one on twitter but could not discover one, I would really like to become a fan!

Modagrafya dedi ki...

Not yet, but in the future i intend to open a fan page. thanks for your interest:)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...