alexander mcqueen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
alexander mcqueen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
14 Mart 2011 Pazartesi
Kanye West yine olay hep olay
Eskiden sadece müzisyenliğiyle bilinirdi, şimdi yarattığı olaylarla. Kanye West'in yine dikkat çekme krizi tutmuş. haber olsam için ne yapsam, ağaçtan mı atlasam, denizin dibine mi girsem diye düşünmüş taşınmış, çözümü davetiyesinin olmadığı defilelere zorla girmeye çalışmakta bulmuş. Kanyezede olanlar, Alexander McQueen, Balmain ve Louis Vuitton. Hepsinin kapısına dayanmış, girecem de girecem diye tutturmuş. Alexander McQueen'de giriş kapısından değil de yan kapıların birinden sızmış içeri. Kanye West, Valentino, Givenchy ve Vivienne Westwood defilelerini davetiyesiyle girip seyretmişti.
Böyle giderse, gelecek moda haftasında defilelere girmek şöyle dursun, ön sırada güzel bir konumdan oturup seyretmek de kendisine yetmeyecek, podyumun tam ortasına tentesiyle, kocaman yastıklarıyla platform kurup (hani şu havuzlarda olduğu gibi) bütün defileleri öyle seyretmek için tuturacak. İş oraya gidiyor. Eminim bundan.
Etiketler:
alexander mcqueen,
balmain,
kanye west,
louis vuitton
26 Ocak 2011 Çarşamba
Michelle Obama'nın cicileri yine göz kamaştırıyor
Hele şu yandaki fotoğrafa bakın. Sizce de muhteşem değil mi? ABD'nin Jackie Onassis'ten beri stil ikonu olabilecek ilk first ladysi olarak değerlendirilen Michelle Obama, Beyaz Saray'da Çin Başkanı Hu Jintao şerefine verilen yemekte en göz alıcı, en dikkat çekici kıyafeti seçmeyi başardı ve onu giydi. Bir Alexander McQueen. Michelle Obama sadece ünlüler değil yeni parlayan tasarımcıları çok giyer kimi zaman da fiyatları halk tarafından ulaşılır şeyler giymeye çalışır, ne de olsa siyasetin içindedir ama bu alev alev yanan Alexander McQueen elbise kadar uygun bir giysi, herhalde o çok pırıltılı o çok şaşaalı davet için zor bulunurdu.
Afrika kökenli kadınların zaten en önemli özelliklerinden biri bulunmaz şıklıkları. Ten renklerine uygun kıyafetleri güzel ayarlıyorlar ve renkli kişiliklerine uygun olarak canlı renkleri parlak kumaşları çok kullanıyorlar. Ya da daha doğrusu bizde normal duran birçok renk onlarda bambaşka durabiliyor ayrıca özel doğuştan atletik vücut anatomileri de cabası. Çocukluğum ve ergenliğim Afrikalı kadınlara özenmekle geçti. Bronz tenlerine koyu kırmızı rujlar ve toprak tonlarında farlarla makyaj yapıyorlar, kahve kızıl tonlarında kıyafetler giyiyorlardı ve muhteşem görünüyorlardı. O dönemin meşhurları En Vogue, Brandy, Monica, TLC, Whitney Houston hepsi stil idolümdü. Hep büyüyünce zayıflayıp Naomi Campbell gibi gözükeceğimi hayal etmiştim. Büyüdüğümde çok alakasız bir sonuçla karşı karşıya kaldım ama sorun değil. Herşeye rağmen sorun değil.
Michelle Obama da Afrikalı zerafetiyle giysilerinde first lady'e yakışır lady şıklığı sergilerken bol eteklerle, bluzları ceketleri sık sık kombine edip broşlarla süslüyor. Pantolonun üstüne bluz hırka takımlarını geniş kemerlerle kullanıyor. Davetlerde genelde düz inen ama parlak görünüşlü zarif elbiseler giyerken çok gerekmedikçe takı kullanmayarak elbiselere yönelecek dikkatleri bozmuyor. Ama siyah gri beyaz gibi üçgenlerden çıkmayan sıkıcı stilden özenle kaçınıyor, her fırsatta mutlaka canlı, parlak renkleri kullanıyor. Nötr renkteki bluzları rengarenk eteklerle süsleyerek dengeyi buluyor ama gittiği her yerde giyimi hepimizce çok konuşuluyor.

Michelle Obama, Jason Wu, Narciso Rodriguez, Moschino, J. Crew, Azzeddine Alaia gibi tasarımcı ve markaları çok seviyor ve sık sık onların kıyafetlerini giyiyor. Gündelik yaşamında giydikleri de gece giydiklerini aratmıyor.
Üstte (soldan sağa): Thakoon Panichgul, Jason Wu, Naeem Khan, Nina Ricci, Narciso Rodriguez
Altta (soldan sağa): J. Crew, ?, Narciso Rodriguez
Kaynak: nymag, michelleostyle.
Afrika kökenli kadınların zaten en önemli özelliklerinden biri bulunmaz şıklıkları. Ten renklerine uygun kıyafetleri güzel ayarlıyorlar ve renkli kişiliklerine uygun olarak canlı renkleri parlak kumaşları çok kullanıyorlar. Ya da daha doğrusu bizde normal duran birçok renk onlarda bambaşka durabiliyor ayrıca özel doğuştan atletik vücut anatomileri de cabası. Çocukluğum ve ergenliğim Afrikalı kadınlara özenmekle geçti. Bronz tenlerine koyu kırmızı rujlar ve toprak tonlarında farlarla makyaj yapıyorlar, kahve kızıl tonlarında kıyafetler giyiyorlardı ve muhteşem görünüyorlardı. O dönemin meşhurları En Vogue, Brandy, Monica, TLC, Whitney Houston hepsi stil idolümdü. Hep büyüyünce zayıflayıp Naomi Campbell gibi gözükeceğimi hayal etmiştim. Büyüdüğümde çok alakasız bir sonuçla karşı karşıya kaldım ama sorun değil. Herşeye rağmen sorun değil.
Michelle Obama da Afrikalı zerafetiyle giysilerinde first lady'e yakışır lady şıklığı sergilerken bol eteklerle, bluzları ceketleri sık sık kombine edip broşlarla süslüyor. Pantolonun üstüne bluz hırka takımlarını geniş kemerlerle kullanıyor. Davetlerde genelde düz inen ama parlak görünüşlü zarif elbiseler giyerken çok gerekmedikçe takı kullanmayarak elbiselere yönelecek dikkatleri bozmuyor. Ama siyah gri beyaz gibi üçgenlerden çıkmayan sıkıcı stilden özenle kaçınıyor, her fırsatta mutlaka canlı, parlak renkleri kullanıyor. Nötr renkteki bluzları rengarenk eteklerle süsleyerek dengeyi buluyor ama gittiği her yerde giyimi hepimizce çok konuşuluyor.

Michelle Obama, Jason Wu, Narciso Rodriguez, Moschino, J. Crew, Azzeddine Alaia gibi tasarımcı ve markaları çok seviyor ve sık sık onların kıyafetlerini giyiyor. Gündelik yaşamında giydikleri de gece giydiklerini aratmıyor.
Üstte (soldan sağa): Thakoon Panichgul, Jason Wu, Naeem Khan, Nina Ricci, Narciso Rodriguez
Altta (soldan sağa): J. Crew, ?, Narciso Rodriguez
Kaynak: nymag, michelleostyle.
Etiketler:
alexander mcqueen,
j crew,
jason wu,
michalle obama,
naeem khan,
narciso rodriguez,
thakoon panichgul
14 Ocak 2011 Cuma
Din dan dooon! Reklamlaaaar!
Bence ben reklam cingılı bestelemeyeyim. Yoksa ortaya çok saçma bir şey çıkabilir. Ama moda sektörünün öncü firmalarının yaz sezonu reklamlarından yeni örneklere yer vermek için daha cici bir başlık bulamadım. Nitekim yaz yaklaştıkça bir çok yeni reklamdan daha haberimiz olmaya başladı. Daha önce Chanel, Gucci, Marc Jacobs, Guiseppe Zanotti kampanyalarından örnekler vermiştim.
Şimdi de Emporio Armani ve Giorgio Armani reklamlarından ilk görüntüler geldi.
Emporio Armani'nin reklam kampanyasında Anna Selezneva yer alıyor. Yine bir Mario Sorrenti çalışması.
Giorgio Armani reklam kampanyasıysa bir Nick Knight çalışması. Elisa Sednaoui rol alıyor. Hem Emporio Armani kampanyasının hem de bu kampanyanın sadeliği, zarifliği ve asil havası göz dolduruyor. Geri kalan resimleri görmek için insanlık sabırsızlanıyor.
"La femme bleue" adını taşıyan bu reklam filmini aşağıda izleyebilirsiniz.
Gucci kampanyasından da yeni fotoğraflar ortaya çıktı. İşte birkaç örnek. Daha önce yazdığım gibi fotoğraflar Mert & Marcus'tan. Modeller: Karmen Pedaru, Joan Smalls and Hailey Clauson
Bu yazın en "havalı" kampanyalarından biri. Bu koleksiyonun müthiş renkleri taşra backgrounduyla güzel tamamlanmış. Ama bu kış sezonunun kampanyasıyla aynı frekansta. Bir devam filmi gibi. Grease 2 gibi kötü etki yapmıyor tabii:)
Bu da 2011 yaz kampanyası için hazırlanmış çok özel reklam filmi
Louis Vuitton kampanyasında elbette çantalar Marc Jacobs 2011 yaz koleksiyonuyla birleşiyor. Oldukça göz dolduran ama biraz da abartılı kampanya Steven Meisel tarafından hazırlanmış ve Freja Beha Erichsen, Kristen McMenamy ve Raquel Zimmermann modellik yapıyorlar. Bu kış sezonunun 50ler tarzı cici kızlar imajının tersine, yine retro bir havayla klüplerin çılgın kızları teması söz konusu ki aşırı cafcaflı kıyafetler ve cafcafta kıyafetlerle yarışan dekor ister istemez reklamda dikkatlerin mankenlerin yüzlerine çevrilmesine neden olmuş. Too much. Yine de çantaları fark edebiliyoruz:)
Bu arada Alexander McQueen 2011 yaz kampanyasının da ilk görüntüsü ortaya çıktı.
Dersimiz kelebek. Modelimiz yeni parlayan yıldız Lindsey Wixson. Daha 16 yaşında ama şimdiden Versace, Miu Miu ve Mulberry'le çalıştı bile. Bu kampanya editoryal değil, billboardlar, mağazalar ve markanın web sitesi için hazırlandı. Ürkütücü, egzantrik ama büyüleyici.
Tabii hepsi bu kadar değil, başka kampanyalara da fırsat buldukça değineceğim. İyi geceler.
Şimdi de Emporio Armani ve Giorgio Armani reklamlarından ilk görüntüler geldi.
Emporio Armani'nin reklam kampanyasında Anna Selezneva yer alıyor. Yine bir Mario Sorrenti çalışması.
Giorgio Armani reklam kampanyasıysa bir Nick Knight çalışması. Elisa Sednaoui rol alıyor. Hem Emporio Armani kampanyasının hem de bu kampanyanın sadeliği, zarifliği ve asil havası göz dolduruyor. Geri kalan resimleri görmek için insanlık sabırsızlanıyor.
"La femme bleue" adını taşıyan bu reklam filmini aşağıda izleyebilirsiniz.
Gucci kampanyasından da yeni fotoğraflar ortaya çıktı. İşte birkaç örnek. Daha önce yazdığım gibi fotoğraflar Mert & Marcus'tan. Modeller: Karmen Pedaru, Joan Smalls and Hailey Clauson
Bu yazın en "havalı" kampanyalarından biri. Bu koleksiyonun müthiş renkleri taşra backgrounduyla güzel tamamlanmış. Ama bu kış sezonunun kampanyasıyla aynı frekansta. Bir devam filmi gibi. Grease 2 gibi kötü etki yapmıyor tabii:)
Bu da 2011 yaz kampanyası için hazırlanmış çok özel reklam filmi
Louis Vuitton kampanyasında elbette çantalar Marc Jacobs 2011 yaz koleksiyonuyla birleşiyor. Oldukça göz dolduran ama biraz da abartılı kampanya Steven Meisel tarafından hazırlanmış ve Freja Beha Erichsen, Kristen McMenamy ve Raquel Zimmermann modellik yapıyorlar. Bu kış sezonunun 50ler tarzı cici kızlar imajının tersine, yine retro bir havayla klüplerin çılgın kızları teması söz konusu ki aşırı cafcaflı kıyafetler ve cafcafta kıyafetlerle yarışan dekor ister istemez reklamda dikkatlerin mankenlerin yüzlerine çevrilmesine neden olmuş. Too much. Yine de çantaları fark edebiliyoruz:)
Bu arada Alexander McQueen 2011 yaz kampanyasının da ilk görüntüsü ortaya çıktı.
Dersimiz kelebek. Modelimiz yeni parlayan yıldız Lindsey Wixson. Daha 16 yaşında ama şimdiden Versace, Miu Miu ve Mulberry'le çalıştı bile. Bu kampanya editoryal değil, billboardlar, mağazalar ve markanın web sitesi için hazırlandı. Ürkütücü, egzantrik ama büyüleyici.
Tabii hepsi bu kadar değil, başka kampanyalara da fırsat buldukça değineceğim. İyi geceler.
13 Eylül 2010 Pazartesi
Lady Gaga MTV Müzik Ödülleri'nde nasıl olay yarattı?
Elbette giysileriyle. Çünkü bu sefer sahne performansı yoktu. Defileye üç kıyafetle katıldı.
Birisi bu nefis Alexander McQueen parça. Bu elbiseyle ve Philip Treacy şapkayla Vanity Fair'de yer almıştı. Ben de şu yazımda bu elbiseden uzun uzun bahsetmiştim.
İkinci elbiseyse ödülleri kabul ederken giydiği siyah elbise.
Ama sonuncusuna gelince orada duralım. Çünkü elbisenin kumaşı yok, çünkü kumaş zannedilen şey yakından bakılınca anlaşılıyor ki bildiğimiz çiğ et. Ancak kasaplarda gördüğümüz çiğ et. İğrenç. Müsaadenizle mozikleyeceğim çünkü ben blogumda böyle şeyler istemem, isterseniz Google'dan bakabilirsiniz.
Lady Gaga et kıyafeti için şu açıklamayı yapmış. "Elbette vejetaryenlere saygısızlık söz konusu değil. Bildiğiniz gibi ben dünyada en ön yargısız insanım. Öte yandan bunun birçok yorumu var. Bana göre inandığımız şey için ayakta durmazsak ve haklarımız için savaşmazsak çok yakında ancak kendi kemiklerimiz üzerindeki et kadar hakkımız olacak. Ve ben bir et parçası değilim."
Acaba bu mesaj kıyafeti kurtarmaya yetecek mi, ileride göreceğiz.
Kıyafetleri bir kenara bırakalım törende Lady Gaga'nın upuzun saçları dikkat çekiyor. Bundan bir iki ay önce "Lady Gaga saçını yine uzatsın diye imza kampanyası mı yapmalı...ne?" başlıklı bir yazı yazmıştım. Lady Gaga'nın son kliplerinde görülebilecek kısacık saç modeline şikayetler yağdırmıştım. Çok geçmeden Vanity Fair röportajı geldi. Üstüne bu ödül töreninde uzun saça devam kararı alındığı görüldü. Yazımı okudu, dediğime geldi diye umutlanmak böyle bir pembe hayale kapılmak istiyorum:)
Birisi bu nefis Alexander McQueen parça. Bu elbiseyle ve Philip Treacy şapkayla Vanity Fair'de yer almıştı. Ben de şu yazımda bu elbiseden uzun uzun bahsetmiştim.
İkinci elbiseyse ödülleri kabul ederken giydiği siyah elbise.
Ama sonuncusuna gelince orada duralım. Çünkü elbisenin kumaşı yok, çünkü kumaş zannedilen şey yakından bakılınca anlaşılıyor ki bildiğimiz çiğ et. Ancak kasaplarda gördüğümüz çiğ et. İğrenç. Müsaadenizle mozikleyeceğim çünkü ben blogumda böyle şeyler istemem, isterseniz Google'dan bakabilirsiniz.
Lady Gaga et kıyafeti için şu açıklamayı yapmış. "Elbette vejetaryenlere saygısızlık söz konusu değil. Bildiğiniz gibi ben dünyada en ön yargısız insanım. Öte yandan bunun birçok yorumu var. Bana göre inandığımız şey için ayakta durmazsak ve haklarımız için savaşmazsak çok yakında ancak kendi kemiklerimiz üzerindeki et kadar hakkımız olacak. Ve ben bir et parçası değilim."
Acaba bu mesaj kıyafeti kurtarmaya yetecek mi, ileride göreceğiz.
Kıyafetleri bir kenara bırakalım törende Lady Gaga'nın upuzun saçları dikkat çekiyor. Bundan bir iki ay önce "Lady Gaga saçını yine uzatsın diye imza kampanyası mı yapmalı...ne?" başlıklı bir yazı yazmıştım. Lady Gaga'nın son kliplerinde görülebilecek kısacık saç modeline şikayetler yağdırmıştım. Çok geçmeden Vanity Fair röportajı geldi. Üstüne bu ödül töreninde uzun saça devam kararı alındığı görüldü. Yazımı okudu, dediğime geldi diye umutlanmak böyle bir pembe hayale kapılmak istiyorum:)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
















