Fransa'nın meşhur bir Onur Nişanı var. Adı Légion d'honneur. Üstün hizmet nişanı. Fransa'ya bir şekilde faydası dokunmuş, Fransız kültürüne katkısı bulunmuş insanlara veriliyor ve sadece Fransızlara değil, yabancılara da. Bu nişanı 1802 yılında Napoléon Bonaparte başlatmıştı. Grand-croix (büyük nişan), grand officier (büyük subay), commandeur (komutan), officier (subay), chevalier (şövalye) şeklinde dereceleri vardır. Bu nişana sahip olanlar Fransa'da L'Ordre national de la Légion d'honneur başlığı altında toplanırlar ve bu topluluk yaklaşık 125 bin kişiden oluşur. Bu kişiler derecelerinde göre Fransa hükümetinden belli miktarlarda yıllık maaş alırlar. Fransa vatandaşı olmayanlar ise sadece nişana sahip olurlar, topluluğun üyesi olmazlar. Aslında (şövalye, subay gibi ünvanlardan anlaşılacağı üzere) erkekler için düşünülen bu nişan 1851'den itibaren kadınlara da verilmeye başlanmış, o yıl Marie Angélique Duchemin şövalye ilan edilmiştir.
Tabii günümüzde Fransız olmayan devlet ve hükümet üyeleri, iş adamları ve kadınları, sanatçılar da bu ünvana layık görülüyor ki moda sektöründen Ralph Lauren, Giorgio Armani, Karl Lagerfeld, bu nişana sahip olanlardan sadece birkaçı. Bu yıl Légion d'honneur, Vogue'un şimdiden efsane olmuş genel yayın yönetmeni Anna Wintour'a verilecekmiş. Artık ona şövalye mi derler bilemem ama hükümet gibi kadın olduğu için ona bu ünvanın verilmesini çok doğal buluyorum:) Légion d'honneur'ün Wintour'un üzerinde nasıl duracağını görmek için yanda ufak bir Photoshop denemesi bile yaptım görüyorsunuz:p
anna wintour etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anna wintour etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
11 Ocak 2011 Salı
11 Eylül 2010 Cumartesi
Dünya starları Chanel için toplanıp galaksi oldular: Chanel SOHO Boutique Re-Opening
Dün akşam New York'ta Chanel'in SOHO mağazasının yeniden düzenlenip açılışı şerefine bir parti vardı. Partiye elbette Karl Lagerfeld'in yanısıra Blake Lively, Sarah Jessica Parker, Leighton Meester, Alexa Chung, Rachel Bilson, Diane Kruger, Liv Tyler, Leigh Lezark, Chanel Iman, Erin Masson, Angela Lindvall, Lily Donaldson, Jessica Stam, Daisy Lowe, Marissa Montgomery gibi sayısız ünlü katılmıştı.
Gecede Chanel giymek esastı, amiyane tabirle "racondu". Ağırlıklı olarak Resort 2011, Sonbahar 2010 ve "Pre-fall" diye tabir edilen sonbahar öncesi 2010 koleksiyonları giyildi. Dolaysıyla Blake Lively'i Karl Lagerfeld'le yan yana Chanel Couture 2010 Sonbahar koleksiyonunun en güzel elbiselerinden biriyle, herhalde elbiseyi giymekten dolayı mutluluktan uçtuğundan olacak, ağzı kulaklarında bir halde gördük. Çizgili başlayıp etekte baklava deseniyle devam eden eflatun ve desatüre mürdüm tonlarında bu pırıltılı elbise tanıtıldığından beri birçok A-list insanın rüyalarını süslüyordu.
(Konuyu dağıtmadan parantez içinde belirtirsek, Blake Lively, ayrıca 7 Eylül'deki "Fashion Night Out: The Show" yani FNO'un tanıtımı için yapılan halka açık moda gösterisinde bir Marchesa Resort 2011 koleksiyonundan parçayla şıklık yarışını kimseye bırakmamaya kararlı görünüyordu. Aşağıda Blake Lively'i Anna Wintour'la birlikte görüyoruz.)
Evet, fazla sapmadan parantezleri kapatarak konumuza dönelim, gecede Gossip Girl'ün diğer başrol oyuncularından Leighton Meester, Blake Lively kadar manşet olmasa da oradaydı, herhalde sönük kalmasının sebebi, daha mütevazi bir küçük siyah elbise seçimiydi ama bunun bir Chanel klasiği olduğunu, Chanel'in baş klasiği olduğunu elbet unutmuyoruz yalnız o kolye olmamış. Sarah Jessica Parker'ın elbise ve ceket seçimi Resort 2011 koleksiyonundandı, çanta seçimi her ne kadar elbisenin havasını biraz bozsa, bu elbise için göğüsleri fazla iri kaçsa da genelde ortalamanın üzerinde görünüyordu. Aslında ceket seçimini, ışıltılı ceket yerine defilede ondan önce tanıtılan daha kısa ve sade, kenarları otrişli ceketten yana kullansaydı, kıyafeti boğmadan ve göğüs detayını hafif kapatarak üstelik kumaşların kontrastının verdiği hoşlukla aslında daha göz alıcı bir görünüm elde edebilirdi. Aynı koleksiyon Alexa Chung'a daha çok yaramış görünüyordu. Chung, seçtiği elbiseyi yüzük dışında hiçbir takı olmadan ve sade siyah alışveriş ayakkabıyla kullanarak, zaten çok karmaşık bir yapısı olan elbisenin kendiliğinden ortaya çıkan görkemini bozmamayı tercih etmiş, risk almamıştı. Elbette iyi yapmış ama yataktan yeni çıkmış modeli saçlarla gelmeseymiş keşke bu etkinliğe.
Diane Kruger beni biraz ürküttü. Sonbahar 2010 koleksyionundan elbisesi o kadar riskli ki, bunun yakışabileceği vücut sayısı herhalde 100'ü geçmez tüm kainatta. Elbisede sarışın beyaz tenli kadınlara yakışmasını engelleyen bir şey var, herhalde elbiseyi tanımlayan volanların mavsinin tonu olsa gerek, platin sarı filan neyse de altın sarısı saç tonlarına gitmiyor, belki de bu nedenle defilede kahverengi saçlı bir model tarafından tanıtılmış ve onun üzerine harika durmuştu. Kruger'in yılların iz bırakmaya başladığı diz kapakları da elbisenin iyice ortaya çıkardığı bir unsurdu maalesef. Buna karşın Rachel Bilson çok zarifti. Kıyafetini 2010 Sonbahar / Kış koleksyionundan seçmiş, risksiz bir çanta ve yine aynı şekilde risksiz ama bilek kısmından fazla bol ayakkabılarla süslemişti. Ne var ki saçlar konusunda Alexa Chung için yazdıkların onun için de seçerli çünkü aynı "okulda müdüre yakalanmamak için alel acele toplanmış saç" modelini benimsemişti. Poppy Delevigne kesinlikle gecenin en şıkıydı (bence), gerek kıyafet seçimi gerek bluzla uyumlu ayakkabısı ve deri pantolonla uyumlu çantasıyla, rock chic tarzına uygun ortadan ayrılmış düz saçlarıyla eğer kombin bir sanatsa bu sanatın en güzel örneğini sergiliyordu.
Kısacası ortaya çıkan müthiş bir Chanel bayramıydı. New York Moda Haftası'na da denk gelmesi, önümüzdeki bir iki hafta boyunca modanın New York'ta başrolde olacağını gösteriyor. Zaten moda aslında New York'ta başrolden inmediği için bize daha yazacak çok şey düşüyor:)
Gecede Chanel giymek esastı, amiyane tabirle "racondu". Ağırlıklı olarak Resort 2011, Sonbahar 2010 ve "Pre-fall" diye tabir edilen sonbahar öncesi 2010 koleksiyonları giyildi. Dolaysıyla Blake Lively'i Karl Lagerfeld'le yan yana Chanel Couture 2010 Sonbahar koleksiyonunun en güzel elbiselerinden biriyle, herhalde elbiseyi giymekten dolayı mutluluktan uçtuğundan olacak, ağzı kulaklarında bir halde gördük. Çizgili başlayıp etekte baklava deseniyle devam eden eflatun ve desatüre mürdüm tonlarında bu pırıltılı elbise tanıtıldığından beri birçok A-list insanın rüyalarını süslüyordu.
(Konuyu dağıtmadan parantez içinde belirtirsek, Blake Lively, ayrıca 7 Eylül'deki "Fashion Night Out: The Show" yani FNO'un tanıtımı için yapılan halka açık moda gösterisinde bir Marchesa Resort 2011 koleksiyonundan parçayla şıklık yarışını kimseye bırakmamaya kararlı görünüyordu. Aşağıda Blake Lively'i Anna Wintour'la birlikte görüyoruz.)
Evet, fazla sapmadan parantezleri kapatarak konumuza dönelim, gecede Gossip Girl'ün diğer başrol oyuncularından Leighton Meester, Blake Lively kadar manşet olmasa da oradaydı, herhalde sönük kalmasının sebebi, daha mütevazi bir küçük siyah elbise seçimiydi ama bunun bir Chanel klasiği olduğunu, Chanel'in baş klasiği olduğunu elbet unutmuyoruz yalnız o kolye olmamış. Sarah Jessica Parker'ın elbise ve ceket seçimi Resort 2011 koleksiyonundandı, çanta seçimi her ne kadar elbisenin havasını biraz bozsa, bu elbise için göğüsleri fazla iri kaçsa da genelde ortalamanın üzerinde görünüyordu. Aslında ceket seçimini, ışıltılı ceket yerine defilede ondan önce tanıtılan daha kısa ve sade, kenarları otrişli ceketten yana kullansaydı, kıyafeti boğmadan ve göğüs detayını hafif kapatarak üstelik kumaşların kontrastının verdiği hoşlukla aslında daha göz alıcı bir görünüm elde edebilirdi. Aynı koleksiyon Alexa Chung'a daha çok yaramış görünüyordu. Chung, seçtiği elbiseyi yüzük dışında hiçbir takı olmadan ve sade siyah alışveriş ayakkabıyla kullanarak, zaten çok karmaşık bir yapısı olan elbisenin kendiliğinden ortaya çıkan görkemini bozmamayı tercih etmiş, risk almamıştı. Elbette iyi yapmış ama yataktan yeni çıkmış modeli saçlarla gelmeseymiş keşke bu etkinliğe.
Diane Kruger beni biraz ürküttü. Sonbahar 2010 koleksyionundan elbisesi o kadar riskli ki, bunun yakışabileceği vücut sayısı herhalde 100'ü geçmez tüm kainatta. Elbisede sarışın beyaz tenli kadınlara yakışmasını engelleyen bir şey var, herhalde elbiseyi tanımlayan volanların mavsinin tonu olsa gerek, platin sarı filan neyse de altın sarısı saç tonlarına gitmiyor, belki de bu nedenle defilede kahverengi saçlı bir model tarafından tanıtılmış ve onun üzerine harika durmuştu. Kruger'in yılların iz bırakmaya başladığı diz kapakları da elbisenin iyice ortaya çıkardığı bir unsurdu maalesef. Buna karşın Rachel Bilson çok zarifti. Kıyafetini 2010 Sonbahar / Kış koleksyionundan seçmiş, risksiz bir çanta ve yine aynı şekilde risksiz ama bilek kısmından fazla bol ayakkabılarla süslemişti. Ne var ki saçlar konusunda Alexa Chung için yazdıkların onun için de seçerli çünkü aynı "okulda müdüre yakalanmamak için alel acele toplanmış saç" modelini benimsemişti. Poppy Delevigne kesinlikle gecenin en şıkıydı (bence), gerek kıyafet seçimi gerek bluzla uyumlu ayakkabısı ve deri pantolonla uyumlu çantasıyla, rock chic tarzına uygun ortadan ayrılmış düz saçlarıyla eğer kombin bir sanatsa bu sanatın en güzel örneğini sergiliyordu.
Kısacası ortaya çıkan müthiş bir Chanel bayramıydı. New York Moda Haftası'na da denk gelmesi, önümüzdeki bir iki hafta boyunca modanın New York'ta başrolde olacağını gösteriyor. Zaten moda aslında New York'ta başrolden inmediği için bize daha yazacak çok şey düşüyor:)Görseller: style, zimbio.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

