chanel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
chanel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mart 2011 Perşembe

Chanel (Paris Moda Haftası)


Evet görüyorsunuz artık acayip başlıklar bulmayı (şimdilik) bıraktım. Sebebi uykusuzluk olsa gerek. Zaten Chanel gibi bir isme bir de ayrıntılı başlık mı gerekir? Chanel, Paris Moda Haftası dendi miydi yetiyor da artıyor bile. Fazla söze ne gerek var?
Ne var ki bu koleksiyonu öyle çok da aman aman beğenmedim. Sebebi herhalde birçok koleksiyonda gördüğüm tuhaf bol kesimler olabilir. Özellikle bol pantolonlar gelecek kış daha sık görülecek gibime geliyor. Chanel koleksiyonu kısacık ceketlerle pantolonların, tüvitlerin yünlerin dantellerin, pastel renk tonlarının buluştuğu, biraz romantik ama romantik olduğu kadar militer bir koleksiyon oldu. Çok favori parçalarım var, aman bu da ne dediklerim de. Ama Chanel hayranı kadınlar elbette yine aradıkları bekledikleri birçok şeyi bu koleksiyonda bulabiliyorlar.
Özellikle ilk resimdeki pantolon ve ceket kombinasyonlarını çok beğendim. Bunlardan gözlerimi alabildiğimde, beşinci kesimdeki kısa elbiseleri alma hayalleri kurdum.
İşte koleksiyondan seçmeler:


En soldaki kırmızı yaka ayrıntılı palto ve ona eşlik eden aynı tonlarda ceket bu koleksiyonun en ışıltılı parçalarından


Aşağıdaki elbiseler kesinlikle koleksiyondaki favorilerim, özellikle soldan ikinciyle en sağdaki tipik Chanel klasikleri. Teşekkürler Lagerfeld.



4 Ocak 2011 Salı

Chanel, Gucci ve daha fazlası Trendyol'da indirimde! (5-6 Ocak)


Stil danışmanı ve moda yazarı Tülin Kermen, 5-6 Ocak tarihleri arasında Trendyol.com'da bir Garage Sale düzenliyor. Aralarında Channel çanta, Tod’s ayakkabı, Gucci çanta, Bergdof Goodmen palto gibi ürünlerin de bulunduğu, dünyanın dört bir yanından seçilmiş çok özel bir bir koleksiyon, Trendyol.com üzerinden indirimli olarak satışa sunulacak. Bu tarihleri not edin, seçkin markalara ulaşma fırsatını kaçırmayın!!

2 Ocak 2011 Pazar

2011 daha yeni başladı ama kampanyalarla yaz şimdiden geldi

Benim için yılbaşı demek, bahar ve yazın yaklaşması demek. Çünkü günler 21 Aralık'tan beri uzamaya başladı artık ve bir-iki ay sonra bu daha da belirgin bir hale gelecek. Kuşlar daha da şen cıvıldamaya, dallarda küçük küçük yapraklar belirmeye, güneş içimizi de dışımızı da daha iyi ısıtmaya başlayacak. Herşey çok güzel olacak.
Belki de bizi bu güzel günlere hazırlamak için, moda sektörünün önde gelen isimleri önümüzdeki İlkbahar-Yaz için reklam kampanyalarını gün ışığına çıkarmaya başladılar.

Freja Beha ve Baptiste Giabicoini'yle Chanel. Karl Lagerfeld'in objektifinden.


Gucci. Mert & Marcus'un objektifinden Joan Smalls ve Karmen Pedaru.


Guiseppe Zanotti'nin kampanyası için, Inez & Vinoodh'un objektifinden Anja Rubik


Marc Jacobs için Juergen Teller'in objektifinden Caroline Brasch Nielsen & Masha Kirsanova


En çok Guiseppe Zanotti'nin Karayipler St. Barts adasında çekilen kampanyasını beğeniyorum çünkü soğuktan donduğumuz bu günlerde yaz tatiline çıkma isteğini en fazla uyandıran, gelecek mevsimi en çok müjdeleyen, (üstelik kıyafetin yanısıra ayakkabı alışverişine de en fazla teşvik eden:) kampanya bu oldu. Ayrıca Chanel'den gelecek yıllarda yazı daha fazla hatırlatan kampanyalar görmeyi diliyorum:)
Kaynak:fashionising

9 Aralık 2010 Perşembe

Chanel'den "İstanbullu" bir koleksiyon


Artık pre-fall 2011 zamanı geldi, bu günlerde moda sektöründen bir çok tasarımcı ve firma, pre-fall koleksiyonlarını sırayla gün ışığına çıkarıyor, defilelerle tanıtıyorlar. Bu koleksiyonlar içinde şüphesiz bizim için en ilginç olanı, Karl Lagerfield'in Chanel için hazırladığı koleksiyon olsa gerek, çünkü "Paris-Byzance" adını taşıyor ve Bizans döneminden esintiler taşıyor. Chanel'in Paris'de Cambon Sokağı'ndaki salonlarında düzenlenen defilede, seçkin davetliler ve basın mensupları neredeyse 1 saat boyunca işlemeli, payetli, taşlı, brodeli, dore ve gümüşi pırıltılar taşıyan İstanbullu ve iddialı kıyafetlerin gözlerinin önünden geçişlerini seyrettiler.
Bu koleksiyon Chanel'in Métiers d'Art markası kapsamında gerçekleştirildi. 2002'de kurulan Métiers d'Art'da couture detaylarla süslenen lüks hazır giyim ürünleri bulunuyor. Métiers d'Art, Chanel'in 1997'de satın aldığı couture atölyelerine gönderme yapıyor: Lesage, Desrues, Lemarié, Michel, Massaro, Goossens and Guillet. Bunların her biri, nakış, dantel, deri malzemeleri gibi alanlarda uzmanlaşmış durumda.
Bu bağlamda 2006'da Paris-Los Angeles, 2007'de Paris-Londra, 2008'de Paris-Moskova ve 2009'da Paris-Şangay defilelerinden sonra sıra 2010'da Paris-İstanbul...değil Paris-Byzance defilesine geldi. Bu koleksiyon için Lagerfeld'in ilham perisi, 6. yüzyıl Bizans imparatoriçesi Teodora. Lagerfeld, onun için, "İmparatoriçe olmadan önce sirkte dans ediyordu," diyor, onu bir bakıma moda imparatoriçesi olmadan önce kafelerde şarkı söyleyen Coco Chanel ile kıyaslıyor. Koleksiyonda ayrıca Ravenna kalıntıları ve 1960'lar Londrası gibi değişik unsurlardan da etkilenilmiş böylece ortaya hem eski yüzyılların görkemini taşıyan hem de çağdaş, iddialı ve asi bir koleksiyon çıktı. Klasik tüvit takımlar, Bizans soylularının altın işlemeli geniş yaka detaylarıyla buluştu. Sade kesimli şifon, dantel kumaştan parçalar, Teodora bizelikleri ve kolyeleriyle süslendi. Bizans döneminin en önemli sanatlarından biri olan mozaik sanatının kıyafetlere yansımasını birçok parçada görebildik. Bununla beraber defilenin gerçekleştiği salon, bir Osmanlı çay odası stilinde düzenlenmişti. Böylece davetliler resmiyet dğeil sıcak ve samimi bir havanın ağırlık kazandığı bir platformda defileyi izlediler.
İşlemeli, süslü parçaların fiyatları 20 bin ila 40 dolar arasında değişirken, süssüz sade ceketler yaklaşık 4000 dolardan alıcı bulacak.
Elbette defileye dair en önemli ayrıntılardan biri de bu defilenin gelecek bahar İstanbul'da da gerçekleştirilecek olması.






Defilenin yapıldığı salon Osmanlı etkileri taşıyordu


Bizans sanatı uzun bir süre moda dünyasını etkilemeye devam edecek gibi görünüyor


Defilenin videosunu Chanel'in web sitesinden izleyebilir, koleksiyonun diğer parçalarını görebilirsiniz.

11 Eylül 2010 Cumartesi

Dünya starları Chanel için toplanıp galaksi oldular: Chanel SOHO Boutique Re-Opening

Dün akşam New York'ta Chanel'in SOHO mağazasının yeniden düzenlenip açılışı şerefine bir parti vardı. Partiye elbette Karl Lagerfeld'in yanısıra Blake Lively, Sarah Jessica Parker, Leighton Meester, Alexa Chung, Rachel Bilson, Diane Kruger, Liv Tyler, Leigh Lezark, Chanel Iman, Erin Masson, Angela Lindvall, Lily Donaldson, Jessica Stam, Daisy Lowe, Marissa Montgomery gibi sayısız ünlü katılmıştı.
Gecede Chanel giymek esastı, amiyane tabirle "racondu". Ağırlıklı olarak Resort 2011, Sonbahar 2010 ve "Pre-fall" diye tabir edilen sonbahar öncesi 2010 koleksiyonları giyildi. Dolaysıyla Blake Lively'i Karl Lagerfeld'le yan yana Chanel Couture 2010 Sonbahar koleksiyonunun en güzel elbiselerinden biriyle, herhalde elbiseyi giymekten dolayı mutluluktan uçtuğundan olacak, ağzı kulaklarında bir halde gördük. Çizgili başlayıp etekte baklava deseniyle devam eden eflatun ve desatüre mürdüm tonlarında bu pırıltılı elbise tanıtıldığından beri birçok A-list insanın rüyalarını süslüyordu.

(Konuyu dağıtmadan parantez içinde belirtirsek, Blake Lively, ayrıca 7 Eylül'deki "Fashion Night Out: The Show" yani FNO'un tanıtımı için yapılan halka açık moda gösterisinde bir Marchesa Resort 2011 koleksiyonundan parçayla şıklık yarışını kimseye bırakmamaya kararlı görünüyordu. Aşağıda Blake Lively'i Anna Wintour'la birlikte görüyoruz.)

Evet, fazla sapmadan parantezleri kapatarak konumuza dönelim, gecede Gossip Girl'ün diğer başrol oyuncularından Leighton Meester, Blake Lively kadar manşet olmasa da oradaydı, herhalde sönük kalmasının sebebi, daha mütevazi bir küçük siyah elbise seçimiydi ama bunun bir Chanel klasiği olduğunu, Chanel'in baş klasiği olduğunu elbet unutmuyoruz yalnız o kolye olmamış. Sarah Jessica Parker'ın elbise ve ceket seçimi Resort 2011 koleksiyonundandı, çanta seçimi her ne kadar elbisenin havasını biraz bozsa, bu elbise için göğüsleri fazla iri kaçsa da genelde ortalamanın üzerinde görünüyordu. Aslında ceket seçimini, ışıltılı ceket yerine defilede ondan önce tanıtılan daha kısa ve sade, kenarları otrişli ceketten yana kullansaydı, kıyafeti boğmadan ve göğüs detayını hafif kapatarak üstelik kumaşların kontrastının verdiği hoşlukla aslında daha göz alıcı bir görünüm elde edebilirdi. Aynı koleksiyon Alexa Chung'a daha çok yaramış görünüyordu. Chung, seçtiği elbiseyi yüzük dışında hiçbir takı olmadan ve sade siyah alışveriş ayakkabıyla kullanarak, zaten çok karmaşık bir yapısı olan elbisenin kendiliğinden ortaya çıkan görkemini bozmamayı tercih etmiş, risk almamıştı. Elbette iyi yapmış ama yataktan yeni çıkmış modeli saçlarla gelmeseymiş keşke bu etkinliğe.

Diane Kruger beni biraz ürküttü. Sonbahar 2010 koleksyionundan elbisesi o kadar riskli ki, bunun yakışabileceği vücut sayısı herhalde 100'ü geçmez tüm kainatta. Elbisede sarışın beyaz tenli kadınlara yakışmasını engelleyen bir şey var, herhalde elbiseyi tanımlayan volanların mavsinin tonu olsa gerek, platin sarı filan neyse de altın sarısı saç tonlarına gitmiyor, belki de bu nedenle defilede kahverengi saçlı bir model tarafından tanıtılmış ve onun üzerine harika durmuştu. Kruger'in yılların iz bırakmaya başladığı diz kapakları da elbisenin iyice ortaya çıkardığı bir unsurdu maalesef.  Buna karşın Rachel Bilson çok zarifti. Kıyafetini 2010 Sonbahar / Kış koleksyionundan seçmiş, risksiz bir çanta ve yine aynı şekilde risksiz ama bilek kısmından fazla bol ayakkabılarla süslemişti. Ne var ki saçlar konusunda Alexa Chung için yazdıkların onun için de seçerli çünkü aynı "okulda müdüre yakalanmamak için alel acele toplanmış saç" modelini benimsemişti. Poppy Delevigne kesinlikle gecenin en şıkıydı (bence), gerek kıyafet seçimi gerek bluzla uyumlu ayakkabısı ve deri pantolonla uyumlu çantasıyla, rock chic tarzına uygun ortadan ayrılmış düz saçlarıyla eğer kombin bir sanatsa bu sanatın en güzel örneğini sergiliyordu.

Kısacası ortaya çıkan müthiş bir Chanel bayramıydı. New York Moda Haftası'na da denk gelmesi, önümüzdeki bir iki hafta boyunca modanın New York'ta başrolde olacağını gösteriyor. Zaten moda aslında New York'ta başrolden inmediği için bize daha yazacak çok şey düşüyor:)
Görseller: style, zimbio.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...