tuvana büyükçınar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tuvana büyükçınar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Şubat 2011 Pazar

IFW Tuvana Büyükçınar (Karma 2)


İstanbul Fashion Week'in geçen sefer olduğu için bu sefer de favori koleksiyonlarımdan biri Tuvanam'dan geliyordu. Tuvana Büyükçınar yine göz alıcı kıyafetler hazırlamış ve barok bir çizgi hakim. Çiğla Şıkel'in defilenin başında giydiği kırmızı elbise tam aradığım şey. Kapanışta giydiği altın gümüş renklerinde mini elbise benim için ideal gece elbisesi. Muhteşem Yüzyıl dizisinin büyük fırtına kopardığı ve reytingleri alt üst ettiği bir dönemde bu koleksiyon müthiş bir zamanlamayla ortaya çıktı aslında, eski yüzyılların havasını fazlasıyla taşıyor, tabi çizgili veya minik desenli daha modern parçalar da yok değil ve zaten kesimler her zaman olduğu gibi yine genç ve şen bir tarzı yansıtıyor. En alttaki fotoğrafta ortadaki kıyafet bence muhteşem.




31 Ağustos 2010 Salı

IFW Karma2 Tuvanam, Rana & Berna Canok, Nej, Niyazi Erdoğan

IFW'nin üçünc gününde yapılan Karma 2 defilesinde de gidemedim, ama hem fotoğraflardan hem de bana anlatılanlardan çok güzel geçtiğini biliyordum. Bu defilede Tuvanam (Tuvana Büyükçınar), Rana & Berna Canok, Niyazi Erdoğan ve Nej (Necla Güvenç) tasarımları yer aldı.

Tuvanam koleksiyonu beklediğim üzere dört dörtlüktü. Bunları giydiğim takdirde kendimi Alice'in Harikalar Diyarında mı, Pamuk Prenses'in şatosunda mı, Cinderella'nın balosunda mı hissedeceğimi bilemiyorum. Düz renk kumaşların sağından solundan fırlayan renk cümbüşü desenli detaylarla bu eserler, sadece çocuk kadınların değil herkesin giyebileceği güzellikte bence. Sadece biraz cesaret istiyor biraz da hayatın keyfini çıkarma isteği tabii.





















Defilede benim favori parçam elbette bu abajurumsu elbise oldu. Bayıldım. Duvara süs diye asarım. Tek kelimeyle muhteşem. ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ Çok şeker. ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ Çok cici. ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥


































Niyazi Erdoğan'ın defilesi sakallarım çıkmadığı için beri biraz daha az ilgilendiriyordu (:)) ama erkeklerin elbette beğenebileceği özgün parçalar vardı. Askılar, fötr şapkalar bize dedelerimizin nostaljisini yaşatırken bu parçalar alışılmadık kesimlerle üretilmeleriyle son derece modern. Sarı, toz pembe, gök mavisi, uçuk mavi renkleriyle cıvıl cıvıl ama cıvıtmayan bir koleksiyon. Hem klasik hem de radikal. Beğendim.





















Rana & Berna Canok, çok zarif. Katlamalı, fırfırlı, uçuşmalı, dalgalanmalı detaylar harika. Beyaz, bej, uçuk pembe gibi renklerin ağırlıklı kullanımıyla baştan aşağı dişi ve masumiyet rüzgârları estiren koleksiyonlardan biri de buydu.  80 yaşına gelse de genç kızlığın enerjisinden, uçarılığından çocuksu neşesinden bir şey kaybetmeyecek, hayatın güzel anlarını yakalayabilen oyuncu bir kadın olarak tarif edebilirim bu koleksiyonun gideceği bir kadını.





















"AEON / Bitmeyen Zaman" adını taşıyan koleksiyonunda Necla Güvenç'in esin kaynağı M.S 3. yüzyıl Helen döneminde İskenderiye’de yaşayan ilk kadın filozof ve İskenderiye Kütüphanesi’nin kurucusu Hypatia olmuş. Yakılan kütüphanenin küllerinin rengi, griler, çöl esintileri, Mısır esintileri taşıyan sarılar, bejler, gizemli gece renkleri ve nötr renklerin birlikte dans ettiği bu eserler kıvrımlarıyla, katlarıyla, nasıl yapılmış diye sorduran detaylarıyla çözülmeyi bekleyen birer gizemi andırıyor. Bilginin ışığıyla aydınlanan bütün kadınlara çok yakışıyor.



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...