24 Şubat 2011 Perşembe

New York Moda Haftası: Neleri sevdim?

Evet New York Moda Haftası dosyasını (biteli bir hafta olduğuna göre biraz geç) kapatırken, değinemediğim güzel koleksiyonlardan bir derleme yapayım. Hani 1000 tane koleksiyonu tek tek yazmam mümkün olamıyor ya. Çünkü yaşayacak bir hayatım var. Kaldı ki bu New York moda haftası beni biraz üzdü açıkçası. Yaz koleksiyonlarını çok beğendiğim tasarımcıların bile birçoğunun kış için hazırladıklarını beğenemedim ki bunların pre-fall koleksiyonlarına bile bayılmıştım. ne kadar ilginç değil mi? Önümüzdeki kış vitrinde neler göreceğiz, bunlar genele hitap edecek mağazalara nasıl yansıyacak vb. hiç bilemiyorum. Tabii birkaç fashionista dışında sokaktaki insan yine bir kazak bir kotla gezecek, herkes modayı belli çizgilere göre yorumlayacak. Tıpkı İstanbul Fashion Week sayfasının girişinde olduğu gibi İstanbul Last Week başlığı altındaki giyimi göreceğiz. Çeşitlilik eski onyıllara göre fazla bol olduğu için, ya da insanlar sadece rahatlık aradığı için, bütün halkın hemen adapte ettiği akımlar göremiyoruz eskisi kadar, yani 70lerde kahvehanelerde bile ispanyol paça pantolon giyilirdi, 80lerde resmi dairelerde bile herkes vatkalıydı. Ama önümüzdeki kış trendleri ne kadar insanlara yansıyacak bilemiyorum. Konuyu dağıtmayayım, New York Moda Haftasında yine de çok sevdiklerim oldu. Mesela:

Alexandre Herchcovitch'in sarıya siyah buluşmasını, bu buluşmayı arada dantellerle süslemesini


Barbara Tfank'ın ışıl ışıl kumaşlardan yarattığı Lady çizgisini, hafif 60lar etkisini, mantolarını.

Bensoni'nin renk skalasını, ekoselerini ve güllerini ve romantizmini



 Cynthia Steffe'in hafif Chanel, hafif LV etkisi taşıyan elbise ve etek bluz takımlarını, kırmızılarını, yeşillerini, kahvelerini




Elie Tahari'nin siyah dantellerini, bu dantellerin özel desenlerini, pantolonla bütünleşip asi-romantik bir çizgi yakalamasını ...


... ve vücuda mükemmel oturan, daha uzun ve ince gösteren pantolon ceket takımlarını, kırmızı elbisesini, beyaz tüylü yeleğini


Carolina Herrera'nın muhteşem elbiselerini, bu elbiselerin renk, desen ve kumaşlarını, bele oturarak vücudu sarma biçimini, özellikle en soldakini...


...ve en sağdaki elbisenin sadece göğüs kısmında ışıltılarla dikkat çekmesini, ayrıca nostaljik geniş paltolarını


Hervé Léger'nin klasik bandaj elbiselerini, her zamanki gibi. Bu elbiselerin metalik işlemeler ve tokalarla zenginleşmesini, özellikle ortadaki siyah elbiseyi.


2 yorum:

touch the sky dedi ki...

ilk kombinlerdeki sarı siyahlara bayıldım :)

Modagrafya dedi ki...

bence de çok güzeller keşke koleksiyonun geri kalanı da beğenip koysaydım:)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...