Kırmızı halıda ne giyeceğim diye saatlerce düşünüyor musunuz? İşte size Givenchy'den parlak bir fikir: Saray avizesi büyüklüğünde boynuz takın. Ya da ben blogspot tarihindeki en saçma giriş cümlesini yazmış bulunuyorum. Çünkü bir fırtınaya tutuldum, tutulduk hepimiz. Moda haftaları fırtınası. Gene başımız döne döne yazıp duracağız. Hadi erkek modalarının haftalarına değinmeden geçebildim ama şimdi Paris Couture haftası başladı yahu, buna nasıl değinmeden geçebilirim. Hem de Armani Privé'den Christian Dior'a birçok sektör devi birbiri ardına İlkbahar-Yaz 2011 Couture koleksiyonlarını sergilerken....
Özellikle Givenchy'nin koleksiyonunu es geçemezdim. Çünkü couture sanatının sınırlarını bir hayli zorlamış Riccardo Tisci ve ekibi. 10 eser hazırlanmış. Her santimetrekaresinde ayrı detay bulunan. Tüller, organze ve binlerce ince deri çizgiler, üstüne şifon aplikeler, inciler ve ostriş tüyler kullanılmış. Koleksiyonun birçok unsuru elle yapılmış binlerce binlerce saat harcanmış. Ama sonuç muhteşem, elbiselerin hepsi birer klasik, sanat eseri. Belki insanlar koleksiyonu ayrıntılarıyla daha yakından inceleyebilsinler diye defile değil de sunum halinde tanıtıldı. Givenchy'nin şimdiye kadar yaptığı en pahalı koleksiyon olduğu söyleniyor. Esin kaynağı Japonya, özellikle Japon dansçı Kazuo Ohno. Asyalı model kullanımı da bu yüzden.
Koleksiyon, ilk bakışta uzay çağında kuşlar nasıl görünecek sorusuna cevap gibi görünse de Japon etkileri belli oluyor. Bu geyik boynuzları aslında Japon savaşçı başlıklarına da benzemiyor değil:) Kimonoyu andıran kat kat dikimler simetrik bir şekilde iki yana dağılan kocaman tüylerle buluşuyor, beyaz renk ağırlıktayken sarı, açık yeşil, fuşya gibi renkler hafif bir dokunuş sağlıyor. Büyüleniyoruz.









