givenchy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
givenchy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mart 2011 Perşembe

Givenchy (Paris Moda Haftası)


Moda haftalarını seviyorum. Haftalar süren o tempoyu, şehirlerin moda merkezine dönüşmelerini, sabah akşam defilelerin yapılmasını, hem defilelerin hem de o defileye giderken insanların giydikleri kıyafetlerin konuşulmasını, oraya giden ve ön sırada oturan ünlüleri izlemeyi, defilelerde yapılan şovları görmeyi, dedikoduları hepsini seviyorum.
Belki bu nedenle bir aydır blogum, blogumuz, adeta bir moda haftası bloguna dönüştü. Ama artık bu haftalar bittiğine göre yavaş yavaş normal yaşama ve gündeme geri dönme zamanı geliyor.
Tabii Givenchy'nin koleksiyonuna değinmeden değil. Çünkü çok güzel, muhteşem. Hem renk skalası, hem desenleri hem de değişik kumaşların ustaca kombiniyle çok güzel.
Yaka ve kenarları desenli ceketler mi dersiniz, sonbahara nazire yaparcasına bahar esintileri taşıyan yeşilli lacivertli desenleriyle parlak takımlar mı? Yoksa favorimiz ortasında vahşi hayvanlar ya da nu model illüstrasyonu çiçek taçları mı? Elbette romantizme fazla vurgu yapmak isteyenler seçimlerini deri kadife kombinlerinden yana kullanabilirler. En beğendiğim parçalar, doğal olarak assolist niyetine en son çıkan sarılı siyahlı eserlerdi. Eski yüzyılların duvar ve tavan süslemeleri giysilere daha güzel nasıl yansıyabilirdi ki? Süslü çerçeveler içine alınmış çiçekleri sevmek ne kelime, bayıldım. Gelecek kış Givenchysz bir gardrob, çiçeksiz bir saksıya benzeyecek desem çok mu abartmış olurum?


Bu dekoratif kıyafetler koleksiyonun en beğenilen ve konuşulan eserleri oldu ki şimdiden klasikler arasına girdiler bile.

26 Ocak 2011 Çarşamba

Givenchy'den paha biçilemez bir koleksiyon: Couture 2011 İlkbahar Yaz


Kırmızı halıda ne giyeceğim diye saatlerce düşünüyor musunuz? İşte size Givenchy'den parlak bir fikir: Saray avizesi büyüklüğünde boynuz takın. Ya da ben blogspot tarihindeki en saçma giriş cümlesini yazmış bulunuyorum. Çünkü bir fırtınaya tutuldum, tutulduk hepimiz. Moda haftaları fırtınası. Gene başımız döne döne yazıp duracağız. Hadi erkek modalarının haftalarına değinmeden geçebildim ama şimdi Paris Couture haftası başladı yahu, buna nasıl değinmeden geçebilirim. Hem de Armani Privé'den Christian Dior'a birçok sektör devi birbiri ardına İlkbahar-Yaz 2011 Couture koleksiyonlarını sergilerken....

Özellikle Givenchy'nin koleksiyonunu es geçemezdim. Çünkü couture sanatının sınırlarını bir hayli zorlamış Riccardo Tisci ve ekibi. 10 eser hazırlanmış. Her santimetrekaresinde ayrı detay bulunan. Tüller, organze ve binlerce ince deri çizgiler, üstüne şifon aplikeler, inciler ve ostriş tüyler kullanılmış. Koleksiyonun birçok unsuru elle yapılmış binlerce binlerce saat harcanmış. Ama sonuç muhteşem, elbiselerin hepsi birer klasik, sanat eseri. Belki insanlar koleksiyonu ayrıntılarıyla daha yakından inceleyebilsinler diye defile değil de sunum halinde tanıtıldı. Givenchy'nin şimdiye kadar yaptığı en pahalı koleksiyon olduğu söyleniyor. Esin kaynağı Japonya, özellikle Japon dansçı Kazuo Ohno. Asyalı model kullanımı da bu yüzden.

Koleksiyon, ilk bakışta uzay çağında kuşlar nasıl görünecek sorusuna cevap gibi görünse de Japon etkileri belli oluyor. Bu geyik boynuzları aslında Japon savaşçı başlıklarına da benzemiyor değil:) Kimonoyu andıran kat kat dikimler simetrik bir şekilde iki yana dağılan kocaman tüylerle buluşuyor, beyaz renk ağırlıktayken sarı, açık yeşil, fuşya gibi renkler hafif bir dokunuş sağlıyor. Büyüleniyoruz.



22 Kasım 2010 Pazartesi

Justin Timberlake ve Givenchy'nin parfümleri "Play"i artık kadınlar da sürebilecek


Justin Timberlake 2002'de ve 2006'da birbirinden güzel iki albüme imza attı da, 2011'e geldik dayandık yeni bir albümü hazırlamak bir yana lafını bile etmiyor. Zaten önceki albümlerinin yıllarını yazmanın sebebi de onun ne kadar uzun aralıklarla albüm çıkardığına iyice dikkatinizi çekmek. Hem de bu internet ve hızlı tüketim çağında bir popçunun her yıl albüm çıkarması artık neredeyse standart haline gelmişken. (Bakınız: Albüm çıkarma aralıklarını neredeyse haftada bire indirecek olan Rihanna) Onun kadar kaliteli ve hit potansiyeli yüksek albümler yapan kişi az bulunduğu için bu elbette pop müzik için büyük bir kayıp ama Justin Timberlake artık kariyerine oyuncu olarak devam etmeye karar görünüyor. Givenchy'nin parfümü "Play"in tanıtım yüzü olmak Justin'in şarkıcılığa tercih ettiği başka bir iş. Bir mp3 çaları andıran şişesiyle Play, Justin'in şarkıcılığına gönderme yapıyor tabii, sanki bütün kolektif bilinçaltı onun şarkıcılığa dönmesini istiyormuş gibi. Geçen yıl erkekler için bir parfüm olarak çıkan "Play"in kadınlar için de bir versiyonu sonunda "Play for Her" adıyla çıktı. Şimdiden Macy's ve Sephora'nın sitelerinde satışa sunulmuş durumda. Pembe şişeli versiyonu, ya da mor şişeli "intense" versiyonu olsun umarım yakında buralarda da görürüz bu parfümü.

Parfümle ilgili Justin Timberlake'le yapılmış röportaj ve çok özel görüntülerin yer aldığı videoyu resme tıklayarak seyredebilirsiniz.


PLAY Video Featuring Justin Timberlake


Parfüm şişesinin bütün şehrin ışıklarını müzik seti ışıkları gibi yakıp söndüren bir uzaktan kumanda gibi kullanıldığı reklam klibi de işte bu:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...