28 Temmuz 2010 Çarşamba

Lady Gaga saçını yine uzatsın diye imza kampanyası mı yapmalı...ne?

İlk çıktığı zamanlarda gene fazla güzel değildi ama havalıydı, hoştu. Değişik saç modellerinin hemen hepsi bir şekilde yakışıyordu. Yani yakışmak için var olan saç modelleri olmasalarda... Demek istediğim başına taktığı kola kutuları, fincanlar, kelebekler, çiçekler böcekler ağaçlar evler arabalar vb. ilginçti yani. Ama Lady Gaga son zamanlarda saçlarını ilkokul çocuğu gibi kestirdi. Erkeğe benzedi. Güya Madonna gibi olacak. Ama Madonna'da Gaga'da olmayan bir dişilik vardı, kısa saç da gidiyordu ona. Lady Gaga'ya yakışmıyor, aksine hakkındaki hermafrodit söylentilerini sanki konfirme ediyor. Lady Gaga saçlarını gene uzatmalı. Gene kafasına ağaç, kelebek, ev, araba yerleştirmeli. Bu önemli bir memleket meselesidir. Pardon, dünya meselesidir.

Peki ya sizce Lady Gaga böyle mi daha iyi görünüyor?

Yoksa böyle mi??

9 Temmuz 2010 Cuma

Sarah Jessica Parker olmak vardı şu miniminnacık dünyada!







































$274,399,576. Tarih itibariyle Sex and The City 2’nin dünya çapında toplam hasılat rakamı. Kimileri tarafından ilk film kadar beğenilmese de fenomen devam ediyor. Alexander McQueen’in (RIP) Pre-Fall koleksiyonundan (diyelim ki “sonbahar ha geldi ha gelecek, az kaldı, eli kulağında, ayağı kapıda” koleksiyonundan) bu muazzam elbiseyle Sarah Jessica Parker’ın altın kalpli prenses Carrie’den ziyade, Kartaca ordusuna karşı atağa geçmiş Romalı komutan gibi bakmasının haklı birçok nedeni var. Dünyadaki milyonlarca kadın onun gibi giyinmeye çalışırken, o bu elbiseyi sol eliyle tutup da sağa sola savurmasın, sayısız anime manga filmdeki gibi dalgalandırmasın da ne yapsın. Sarah Jessica Parker, bu haliyle Boticelli Venüs’ü, Columbia Pictures’ın meşale tutan kızı, Sezar ve kelebek karışımı bir şeye benziyor ve tek kelimeyle muhteşem görünüyor. Bu elbisenin giyildiği ödül töreni CFDA. Kıskananlar cefada.

İndirim! Boist!

























Geçtiğimiz baharda Nişantaşı Hüsrev Gerede Caddesi'nde Boist adlı butiğinin açılışıyla Burcu Olgun'un capcanlı renkleri elegan çizgilerle buluşturarak genç, dinamik ve klas bir hava estiren tasarımları modayla uzaktan yakından, evrende var olan her mesafeden ilgilenen birçok zevk sahibi insanın haklı olarak rüyalarını ve ayrıca gardroplarını süslemeye başladı. Şimdi bu rüya + gardrop süsleyen tasarımlar %50'ye varan muhteşem bir indirim şöleniyle hayatımıza girmeye devam edecek. Fiyatlar 40 ile 250 TL arasında değişiyor. Biz de hemen oraya uçuyoruz.

7 Temmuz 2010 Çarşamba

Ayıp size yahu!

Çok ayıp hem de. Size, hepinize, tüm Bodrumlulara! Bodrum'da yaşayan sadece insan değil, tüm canlılara, kuşlara, böceklere, çiçeklere, ağaçlara!! Brangelina gelmiş. Angelina Jolie ve Brad Pitt gelmiş! Görmüyorsunuz! Tanımıyorsunuz! Ta-nı-mı-yor-su-nuz!!! Çok ayıp. hatta YUH!
Kimse tanımamış onları yahu! Şapka ve gözlük takmışlar ama kimse tanımamış. Ben kendimi bildim bileli ünlülerin olayıdır şapka gözlük. Şapka gözlük takınca kimse tanımaz zannederler. Ben de çocukken kimse tanımasın diye okula atkıyı suratıma sararak bereyi de kafama iyice çekerek giderdim, gene insanlar hiç bişi olmamış gibi adımla seslenerek yanıma uçuşurlardı. Ama bu sefer Angelina Jolie'yiiii ve Brad Pitt'iiii ta-nı-ma-mış-lar!!!
Yatla gelmişler. İki gün Türkbükü açıklarında demirlemişler, bir gece Türkbükü'nde kalmışlar bir gün de Bodrum'da gezmişler. Tanımama skandalı da o zaman olmuş. İş adamı Eren Çiftçi onları hemen tanımış teknesyle yanlarına gitmiş selamlaşmış, 5 dk konuşmuş, onlar da 5 kişilermiş vs vs vs bu da işin teferruatı.
Ya Bodrum'un insanları, ağaçları, çiçekleri ve böcekleri!!! Tabii magazin muhabirleri?? Ha onlar açıklama yapmış demişler ki haber aspragas, öyle bişi yok gelseler tanımaz mıydık vs. Tamam dediğiniz gibi olsun, ben zaten Bodrum'a gelecem 1-2 hafta içinde, yerinde araştırıcam soruşturucam, eğer doğruysa havaalanı kadar bir kara tahta getirip Bodrum'un orta yerine kurdurup her birinize 1000er kez "Bir daha bir A-list ünlü Bodrum'a damladığında tanımazsam Sibirya'ya sürgüne gideceğim," yazdıracağım. Ağaçlara, çiçeklere ve böceklere de. Kaçış yok!

İndirim!!! Misela!!!



Çantaları seviyorsunuz... Vogue.com'da hakkında övgüyle bahsedilen, Rhode Island School of Design mezunu tasarımcı Serra Türker'in tasarımlarını seviyorsunuz... Özellikle onun Misela markası altında yarattığı eserleri seviyorsunuz... Asmalı Mescit Sokak'ta Pera Residence'ı seviyorsunuz....Özellikle %60'a kadar varan indirim!!!leri de seviyorsunuz...O zaman neden 8-9-10 Temmuz tarihlerinde Misela Showroom'undaki özel indirim günlerini kaçıracaksınız ki?

Pera Residence Asmalı Mescit Sokak No: 28 Kat:1 Daire:5 Beyoğlu İstanbul
Tel: 0 212 292 28 44
info@miselaistanbul.com

????!!!!!???

Guns'n'Roses Türkiye'ye gelmiş!!!



Şaka tabii. Onlar Guns'n'Roses değil Gripin. Joke Circus'da dört haftalık Joke'n'Fashion partisi serisinin ilkinde yer aldılar. Rock'n'Fashion adlı partide Ezra-Tuba Çetin kardeşler partinin fashion kısmını temsil ederek, Gripin üyelerini giydrdi, DJ kabininde yer aldı, herkes çok eğlendi.




















İkinci parti Disco'n'Fashion. Usta müzisyenler Hüseyin Karadayı ve Ege Çubukçu, tasarımcı Sedef Çalarkan'la buluşuyor. Sedef Çalarkan, Osmanlı kültüründen esinlenerek hazırladığı "Harem'de Disco" konseptini işleyecek ve gece için tasarladığı tişörtler, Hüseyin Karadayı ve Ege Çubukçu'nun üzerinde olacak. Joke Circus'ta yine eğlence doruğa çıkacak, içkiyi fazla kaçıranlar "Joke Circus Taxi'yle evine dönecek. Yani, 1980 modeli bir kaplumbağa:) Kırmızılı beyazlı cicili desenli çooookk güzel bir ♥Vosvos.♥

Tarih 15 Temmuz Perşembe 22:00

Ayrıntılı bilgi burada

6 Temmuz 2010 Salı

Özellik mi güzellik mi? (Kısacası "Phones that glitter")

Bu soru tabii ki cep telefonları için. Nitekim her geçen gün telefonlara özellik üstüne özellik ekleniyor, eskiden 2 MP kamerası olanların hemen üstüne atlanırken şimdi bunlardan köşe bucak kaçılıyor. Çünkü neredeyse 20mp kameralar geldi kapıya dayandı. Cep telefonunda internet bulunmasının çok büyük bir olay olduğu günlerden bahsetmiyorum bile.
Tabii cep telefonu piyasasında yenilikler sadece özelliklerde yapılmıyor, telefon tasarımlarında da her geçen gün yeni fikirler araştırılıyor, deneniyor hatta moda sektörüyle işbirliği yapılıyor. Çünkü azımsanmayacak sayıda insan, rengârenk, süslü, güzel telefonlara büyük ilgi gösteriyor. Açık söyleyelim, kim sıkıcı siyah telefonlarla yetinmek ister ki? Takılan kolyeye ya da küpeye, hatta tavandaki kristal avizeye benzeyen bir telefonla konuşmayı kim istemez ki? İşte bu nedenle Sony Ericsson Z610 pembeli mavili modellerle çıktığında sevgiyle karşılanmıştı. Ya Nokia L'Amour serisine ne demeli? Ne güzel desenlerdi onlar. Ne var ki görünüş olarak muhteşem birçok telefon özellik olarak sıradan görünüşlü telefonlardan geri kalıyor. Çünkü firmaların ana hedefi, pek doğal olarak gittikçe daha gelişmiş özellikler barındıran telefonlar üretmek. Çıkacak telefonun masayı diğerlerinden daha fazla süslemesi, onların öncelikli amaçları arasında yer almıyor. Dolayısıyla birçok tüketici, özellikle bayan tüketiciler görür görmez aşık olduğu telefonlarla adeta bir mini bilgisayar gibi kullanabileceği pratik telefonlar arasında seçim yapmak zorunda kalıyor.
Tabii güzel telefon diye tutturan insanlara giderek daha özellik barındıran seçenekler sunulduğu göz ardı edilemez bir gerçek. Birçok havalı telefon, günümüzde standart bir telefondan beklenen herşeyi karşılıyor. Varsın televizyon da seyredilemesin. Sony Ericsson sonra Z610'dan sonra Z555 ve T707 gibi modeller de çıkardı. T707'de, Z610'da olmayan özellikler de vardı ne var ki görüntülü görüşmek için Z610'da olan ön kamera bunda yoktu ve bu nedenle Z610'dan buna geçemedim:(  Nokia'nin Prism serisi, baklava deseninin hakim olduğu özel ve şık tasarımıyla SST (biliyorsunuz, sıkıcı siyah telefon) girdabından tüketicileri kurtarmaya biraz olsun yarıyordu. LG'nin SH490 modeli de çiçekli, kar taneli çocuksu görünüşüyle gençler ve genç kalanlar için hoş bir alternatifti çünkü standart sayılan birçok özelliği zaten bünyesinde topluyordu. Bu sırada Sony Ericsson Jalou serisi de petrol mavisi, lacivert, siyah seçenekleriyle, elması andıran dizaynıyla kalplere girdi ve bu seriden Dolce&Gabbana için özel bir pembe versiyon da piyasaya sürüldü.



Cep telefonu endüstrisinin moda sektörünün devleriyle buluşması rastlanmadık bir şey değil. Dolce&Gabbana daha önce de Motorola ile birlikte çalışmış, bunun sonucunda altın kaplamalı bir Razr V3 piyasaya sürülmüştü. LG'nin Prada için hazırladığı ve iki versiyon halinde çıkan telefon da dokunmatik ekranı, 5 MP kamerası, QWERTY klavyesiyle tatmin edici özelliklere sahipti. Ne var ki bir sürü telefonda görülebilecek bir tasarımı vardı. Zarifti ama bir SST olmasına ramak kalmıştı. Neyse ki sonradan LG Prada'nın gümüş ve 24ayar altın versiyonları da çıktı. Samsung ve Armani işbirliğiyle hazırlanan telefon da tasarım açısından SST kategorisine balıklama dalarken özellikleriyle birçok kullanıcıyı memnun etmişti.
Birçok firmanın telefonları altın kaplamalı olarak piyasada yer aldı. Ama telefon ve değerli maddeler denilince asıl Nokia'ya bağlı Vertu'nun ürettiği telefonlardan bahsetmek gerekir. Lüks cep telefonları yaratmayı amaçlayan firmanın telefonlarında değerli taşlar ve altın kullanılıyor. Mesela Signature Cobra modeline, Fransız Boucheron firmasının ürettiği elmas, zümrüt ve yakutlar işlendi ve telefonun fiyatı 310 bin dolar. Firmanın Ascent, Constellation, Ascent Ti and Ayxta modelleri oldukça popüler. Bir anti-SST akımında Vertu telefonları da kurtarıcı işlevi görebilir tabii verilecek parayla ev almayı tercih etmiyorsanız:)
Uzun sözün kısası bir SST'den kurtulmak hiç de zor değil. Kullanıcının önünde her bütçeye uygun yeterli sayıda seçenek var. (Hepsinden bahsedemedim ama ilk aklıma gelenler ve özellikle güzel olanlar bunlar.) Yeter ki siz telefonun görünüşüne özelliklerinden daha fazla önem verin.
Ama güzelliğin yerine özelliği koyan insanların birçoğu zaten telefonunu SSTlikten kurtarmak için çeşitli kılıflar, özel telefon süsleri, etiketleri ve nette binlerce örneğini bulabileceğimiz işletim sistemi temalarından faydalanıyor. Sonuçta güzellik ve özellik ikileminde, özelliğin kazanır gibi göründüğü yerlerde de güzellik galip gelmeyi başarıyor.

4 Temmuz 2010 Pazar

Yeni tarzı Kelly Rowland'a yarayacak mı?

Destiny's Child denilince birçok insanın aklına Beyoncé'nin grubu olduğu gelir de grubun diğer solisti Kelly Rowland fazla insanın dikkatini çekmemişti. Tıpkı The Supremes'daki Mary Wilson gibi. Ya da bir kişinin ön plana çıktığı diğer bütün gruplardaki gibi. Ama Destiny's Child'in yakından takipçileri Kelly Rowland'a da büyük ilgi gösteriyor. Nitekim onun da solo albümleri var ve bir şekilde müzik piyasasına tutunmaya çalışıyor. İlk iki albümü beklenen başarıyı sağlayamamıştı. Yine de Nelly ile olan düeti "Dilemma" 14 hafta bir numarada kalmıştı. Sessiz sedasız çıkıp unutulan bir ikinci albümden sonra Kelly Rowland tarzını değiştirdi, biraz daha elektronik, dance, pop tarzı parçalarla karşımıza çıkmaya başladı. David Guetta'yla birlikte hazırladığı "When Loves Takes Over" Kelly için büyük bir yenilik ve Destiny's Child'ın pop/r'n'b ekolünden uzaklaşarak kendi bağımsız yolunu çizme işaretiydi. Kelly, kendisine çok yakışan bu tarzıyla, muhteşem sesiyle bir dancehall queen olabileceğini herkese gösterdi.
Kelly Rowland güzeliğiyle kırmızı halılarda oldukça dikkat çekiyor


Kelly Rowland, Eylül'de çıkacağı söylenen yeni albümünde yine David Guetta'yla çalışıyor. Ayrıca Rico Love, Dr. Luke, Ne-Yo da albüme katkıda bulunan isimler arasında. Albümün tanıtım single'ı "Commander" şimdiden büyük bir ilgi uyandırdı. Ama sırada başka şarkılar da internete düştü. Grown Woman, Rose Colored Glass, Smooches, On&On ile herkes yeni Kelly'i karşılamaya hazırlanıyor. Şimdi merak ettiğimiz, Kelly Rowland'ın yeni tarzıyla aradığı başarıyı yakalayıp yakalamayacağı. Ses var, güzellik var, hakediyor aslında. Bir ikisi hariç parçalar da çok güzel. Kim tutar Kelly'i.

Kelly Rowland yeni single'ları için çektirdiği fotoğraflarda da klasik bir R'n'B şarkıcısı imajından sıyrılmaya başladığını gösteriyor


Kelly Rowland birçok defileyi en ön sıradan izliyor. (Soldan sağa: Gabrielle Union, Kim Kardashian, Ciara, Kelly Rowland. Tracy Reese 2010 Yaz Koleksiyonu)

 Birçok insan uzun siyah saçların Kelly'e daha çok yakıştığını düşünüyor

Kelly'nin yeni parçalarını dinlemek isterseniz buraya tıklayın

Kelly'yle konuşmak isterseniz de buraya tıklayın:) Çünkü Kelly Twitter'ın en aktif kullanıcılarından.

Görseller: www.kellyrowlandweb.com

3 Temmuz 2010 Cumartesi

Istancool tüm hızıyla devam ediyor


Müzik, sinema, moda, sanat, tasarım gibi çeşitli alanlarda ikon isimler Istancool'da buluşuyor. 2-4 Temmuz tarihleri için yapılacak etkinliklerde Londra, Paris, Milano ve New York’tan kalkan uçaklarla İstanbul’a gelecek olan ünlü konuklar arasında ünlü Amerikalı yazar Gore Vidal, mimar Zaha Hadid, aktör ve yönetmen Lee Daniels, ID ve Another Magazine dergilerinin yayıncısı Jefferson Hack, Nobel ödüllü edebiyatçı Sir VS Naipaul, aktör ve mücevher tasarımcısı Waris Ahluwalia, moda tasarımcısı Gareth Pugh, müzisyen Michael Nyman, yazar ve film yapımcısı Hanif Kureishi, yönetmen Stephen Frears, Kanadalı sanatçı Terence Koh, ünlü İngiliz model Lily Cole, modern sanatçı Kim Jones, müzisyen ve DJler The Misshapes (Leigh Lezark ve Geordon Nicol), şapka tasarımcısı Philip Treacy ve Vogue İtalya genel yayın yönetmeni Franca Sozzani bulunuyor. Ayrıca Elif Şafak, Leyla Umar ,Taner Ceylan, Serdar Gülgün, Muammer Brav, Haluk Akakçe, Özalp Birol, Levent Çalıkoğlu, Alphan Eşeli gibi Türk edebiyat, müzik ve sanat dünyasından isimler festivalin konukları arasında yer alıyor. 2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul’da dinamik bir moda ve sanat diplomasi programı sergilemeyi hedefleyen Istancool, İstanbul Modern Sanat Müzesi, The Seed, Pera Müzesi ve W Istanbul'da yapılıyor.

FESTİVAL PROGRAMI

1 Temmuz Perşembe

21:00 Istancool akşam yemeği daveti (Özel davet)
Zaha Hadid onuruna, Güler Sabancı ev sahipliğinde verilecek akşam yemeği.
Yer: Sakıp Sabancı Müzesi
“Efsane İstanbul” sergisi o gece için ziyarete açık olacaktır.

2 Temmuz Cuma – Birinci Gün
Yer: The Seed

10:30 Cem Hakko ile Vakko Moda Merkezi turu ve brunch.
(Özel davet)
13:00 Istancool Resmi Açılış Gösterisi
Çağdaş Türk kültürü performansları
15:00 Edebiyat – Sir Naipaul bir romanından okuma yapacak
16:00 Medya Paneli – Financial Times Paneli: Dijital Medyanın Geleceği.
Konuşmacılar: FT.com editörü Robert Shrimsley, Dazed & Confused editörü Jefferson Hack, Wallpaper editörü Tony Elliott, Time Out kurucusu Tony Chambers
21:00 Gala Gecesi – Gala yemeği (Özel davet)
İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen akşam yemeği daveti.
-Türk sanatçıların performansları.
Yer: Sepetçiler Kasrı
23:00 Harper’s Bazaar dergisi ev sahipliğinde Istancool Afterparty

3 Temmuz Cumartesi – İkinci Gün
Yer: İstanbul Modern

10:30 Levent Çalıkoğlu karşılama daveti (Özel davet)
11:00 Edebiyat – Hanif Kureishi ve Elif Şafak çocukluk dönemlerinin edebi kimliklerini nasıl şekillendirdiğini konuşacak. Her ikisi de Müslüman ülkelerde doğup, Avrupa’da yetişmiş, biri Asyalı erkek, diğeri Türk kadın yazarın buluşması
12:00 Sanat ve Fotoğraf – Michael Nyman ile film ve fotoğraf çalışmaları üzerine söyleşi
13:00 Vogue Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Seda Domaniç ile öğle yemeği. (Özel davet)
14:00 Moda/Eğitim – Vogue, tasarımcı Kim Jones’un portfolyosunu genç Türk yeteneklerle paylaşacak. (Özel etkinlik)
14:00 ‘Precious’ filminin gosterimi ve yonetmeni Lee Daniels ile soru ve cevaplar,
17:00 Philip Treacy ve Daphne Guiness ile şapkacılık üzerine bir sohbet.
18:00 Leyla Umar-Gore Vidal sohbeti.
21:00 Jefferson Hack ve AnOther Magazine akşam yemeği daveti. (Özel davet)
23:00 Afterparty with Absolut (Özel davet)
Yer: Kız Kulesi
DJ’ler: The Misshapes ve Gareth Pugh


4 Temmuz Pazar – Üçüncü Gün
Yer: Pera Müzesi

11:00 Botero Sergisi Özel Gösterim (Özel davet)
12:00 Pera Müzesi’nde Öğle Yemeği
13:00 Özalp Birol ile Pera Müzesi tarihi üzerine söyleşi.
Suna ve İnan Kıraç Vakfı fotoğraf arşivinden eski İstanbul manzaraları
14:00 Stephen Frears, Vecdi Sayar ve Lee Daniels ile sanat filmleri ve bağımsız sinema üzerine söyleşi
15:00 Shekhar Kapur ve Alphan Eşeli, dünya sinemasının Kapur filmleri üzerindeki etkisini konuşuyor
16:00 Taner Ceylan ile çağdaş Türk kültürü üzerine kişisel bir söyleşi
18:00 İngiliz Konsolosluğu’nda resepsiyon
20:00 Osmanlı tarihçisi Serdar Gülgün’ün evinde kokteyl
21:00 Demet Müftüoğlu ev sahipliğinde festival kapanış yemeği (Özel davet)

Ayrıntılı bilgi burada.

2 Temmuz 2010 Cuma

L'Appart PR... Sample Sale... Alışveriş canavarı? "Online"


L’Appart PR, “sample sale”lerde birçok ünlü yerli tasarımcının eserleriyle bizi buluşturduktan sonra, şimdi de bütün yabancı tasarımcılarının “sample sale”ini düzenliyor. Listede kimler yok ki: Fatima Lopes, Doii Paris, Ivana Helsinki, Josep Font, Natasha Drigant, Xuan Thu Nguyen…
Yer: İnternet. Yani, bu tasarımcıların eserleri 4 Temmuz Pazar günü boyunca markafoni.com’da satışa sunulacak. Hem de yüzde 70’e varan indirimlerle. Bütçenizi ayarlayın, internetten ayrılmayın.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...