beyonce etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
beyonce etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Şubat 2011 Cuma

♥ ♥ ♥ ♥ ♥ Yine çok şeker olmuş!!!! ♥ ♥ ♥ ♥ ♥

♥ ♥ ♥ ♥ ♥ Beyoncé ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ tabii ki, ondan bahsediyorum. Malum yeni albümü yolda, ufak ufak tanıtımlara başlamak gerekiyor. Bu vesileyle de dergilere yeniden fotoğraf çekimleri yapmaya başladı. Fransız L'Officiel Magazine'in Mart sayısı için kamera karşısına geçti. Derginin kapağında da yer alacak tabii. Gucci'nin 2011 yaz sezonundan şu elbiseyle:


Tabii sadece Gucci değil, Viktor&Rolf, Lanvin, Azzedine Alaia, Fendi, Pucci, Chanel, Louis Vuitton, Rodarte, Dolce & Gabbana, Cartier de giydi. Ayrıca Beyoncé'nin tasarımcı annesi Tina Knowles da bir couture giysi hazırladı çekim için. Bu muazzam çekim, Afrika kraliçeleri temalı, Fela Kuti'ye ithafen hazırlanmış. Fela Kuti kim diye soracak olursanız, 1997'de vefat eden Nijeryalı bir şarkıcı ve siyasetçi. Afrika'nın farklı yönlerini anlatan birçok kıyafette Beyoncé muhteşem görünüyor, hatta bir keresinde daha da Afrikalı görünmesi için Beyoncé'nin yüzü daha koyu bir kahverengiye boyandı.



Kabile giysileri, birbirinden ilginç başlıklarla Beyoncé yine güzelliğinin doruğunda, yeni albümde umarım müzikal açıdan da bir Afrika köklerine dönüşe tanık oluruz:)



İşte bu da bu çekimin perde arkasını ve hazırlıklarını gösteren video:

16 Şubat 2011 Çarşamba

Eyvah bu kadından kurtulamayacağız:)


Şöhret merdivenlerini ışık hızıyla tırmandı, 2008'de kimse tanımıyorken 2009'da en büyük üç-beş süperstardan biri oldu. Olabildi. Herhalde dünyanın süper model gibi güzel olmayan, doğal ama uçuk birilerine ihtiyacı vardı, hem Madonna gibi olacaktı hem de Madonna'yı aşacaktı. Lady Gaga'dan bahsediyorum. 20.000 çılgınlığına tanık olduk, saçına telefonlar takmasından, etten kıyafet giymesine kadar binbir türlü stil devrimi gördük, yaşadık ama Grammy Ödülleri'ne omuzlarda taşınan bir platform üzerine konmuş kocaman bir yumurta, evet yu-mur-ta içinde gelmek? Nereden hava girdiğini, nasıl nefes alındığını bilemediğimiz o yuumurtada 3 saat kalmak???! Evet Lady Gaga'nın doğa üstü bir canlı, bir uzaylı olduğunu biliyordum ve üç saat o yumurtada kalarak dünyamıza ait bir canlı olmadığını kanıtladı, şüphelerim haklı çıktı, ama henüz hangi gezegenden geldiğini öğrenebilmiş değiliz.
Yeni şarkısı Born This Way'i fazla kişi beğenmedi aslında, bu nedenle çok tutan bir ilk albümden sonra aşırı özgüvenle özensiz parçalar yapıp ikinci albümle düşüşe geçen sayısız şarkıcıdan biri olacağından endişelenildi ama şarkının birçok yerde bir numara olması ve bu yumurta olayı gösteriyor ki Lady Gaga'dan uzun süre kurtulamayacağız:) Bu arada yumurtayı tasarlayanın Hüseyin Çağlayan olduğunu not düşelim, bir de yumurtayla Grammy'e gelme fikrinin kimden çıktığını öğrensek?

Tabii geceye katılan birçok diğer sıradan dünyalı ölümlü, haliyle çok sönük kaldı. Birbirinden güzel, ışıltılı "abiye" elbiseleriyle sönük kaldılar.
Tabii Beyoncé yine çok güzeldi, kadim dostu ve nikah şahidi Gwyneth Paltrow'la (umarım doğru yazmışımdır) bir yumurta ikizi gibi giyindi ve ikisi de çok zarif ötesiydi♥ Ne de olsa Beyoncéciğim ♥ yumurtaya girmeden süperstar olabilmiş özel bir insan. Rihanna da erotik giyindi tabii. Jean Paul Gaultier'den, defilede bunu "androjen model" Andrej Pejic tanıtmıştı. Mediatakeout sitesi bu elbisenin altından görünen özel kısımları yakın plan gösterdi ama ben bunu yapmayacağım tabii:) Bu arada neden ve nasıl bilemem ama kızıl saç ona giderek daha fazla yakışıyor.


Onun dışında "abiye" kıyafetlerle boy gösterip stiliyle konuşulmayı hayal eden ve hayalleri Gaga tarafından söndürülen binlerce mağdur bayan vardı:)


Solda sağa: Stil konusunda Gaga'yı yakın markaja alan Nicki Minaj, kusursuz görünen bir Nicole Kidman, zayıflamış bir Jennifer Hudson, edeleli vücuduyla Ciara ve güzelliğinin doruğunda bir Eva Longoria.

30 Kasım 2010 Salı

Tom Ford defilesinde Beyoncé görüntüleri

Beyoncé'nin Tom Ford'un daha önce bahsettiğim o çok gizli defilesinden çok özel kareleri, sanatçının en önemli fan sitesi olan, (bizzat Beyoncé'nin de arada girip okuduğu hatta mesaj gönderdiği) beyonceworld.net'e düştü. Şu anda sitenin forumunda bunu coşkuyla tartışıyoruz.


Bu kıyafet de Tom Ford'un son koleksiyonunda bizi neler beklediğini özetler nitelikte. Oldukça glamour bir parça. Queen Bee'nin kıvrımlarını yeterince ortaya çıkarmış ama keşke yaka kısmı açık bir kıyafet ona denk gelseymiş çünkü Beyoncé'ye gerdan dekoltesi olan giysiler daha çok yakışıyor. (bence) Ayrıca kıyafetin glamourunu tamamlayacak renkli bir ruj, Beyoncé'ye pek gitmeyen ten rengi rujdan daha iyi olurdu. Terry Richardson tarafından çekilen bu fotoğraf Harper's Bazaar Ocak 2011 sayısı için.
Tom Ford'un koleksiyonundan ortaya çıkan diğer kıyafetler için:
http://www.guzelblogum.com/2010/11/tom-fordun-koleksiyonu-sonunda-gorucuye.html

22 Kasım 2010 Pazartesi

İngiltere'ye bir haller oluyor yetiş ey kainat!

Yani daha uygun bir başlık bulamadım gerçekten çünkü aslında modern bir Avrupa ülkesi olan İngiltere'de Beyoncé'nin "Heat" parfümünün reklamının gündüz saatlerinde, daha doğrusu saat 19:30'dan önce televizyonda gösterilmesi yasaklandı. Sebep videonun haddinden fazla erotik olması. Evet, aslında öyle. Hatta uzun süredir biraz daha doğal, samimi ve eğlenceli bir tarz benimseyen Beyoncé için Crazy In Love dönemindeki femme fatale tarzına geri dönüş niteliği taşıyordu bu video. Baby Boy klibinde iyice belirgin olan bu hava, aslında Beyoncé'nin kişiliğine uymuyor. Zaten o yüzden bu tarzın "Sasha Fierce" adını verdiği alter egosunu yansıttığını söylüyordu güzellik. Ama Malezya ya da Endonezya yerine İngiltere'de yasaklanmasına şaşırdım yani. Üstelik video piyasaya çıkalı neredeyse 1 yıl oldu. İnsan şimdiye kadar akılları neredeydi diye sormuyor değil? Sebep herhalde kırmızı elbisenin çok geniş göğüs dekoltesi olsa gerek. Ama Beyoncé'nin klibine gelene kadar televizyonlarda neler var neler. Bu klibi isteyen netten de seyredebilir ki, bu haberi duyduktan sonra milyonlarca kişinin ilk yaptığı şey bu:)


13 Eylül 2010 Pazartesi

Tom Ford basına kapalı özel defile yaptı, mankenler Beyoncé, Emmanuelle Seigner, Rita Wilson ve +

Tom Ford'un uzun yıllardan sonra kadın modasına geri dönüşü sabırsızlıkla bekleniyordu. Sonunda 2011 Yaz sezonu için Madison Caddesi mağazasındaki özel defileyle bu dönüş muhteşem oldu. Yani öyle olmuş, anlatıldığına göre, çünkü defileyle ilgili görseller kimsenin elinde yok. İçeri sadece bir özel fotoğrafçının alınmasına izin verilmiş. Seyirciler sadece 100 kişiymiş, siyah takım elbiseli garsonlar onlara şampanya ikram etmiş. Podyumda yürüyenler de mankenlerden ziyade ünlü sanatçılar, mesela Beyoncé Knowles, Emmanuelle Seigner, Lauren Hutton, Rita Wilson, Rachel Feinstein, Marisa Berenson, Daphne Guinness, Rinko Kikuchi, Lisa Eisner, Farida Khelfa, Lou Doillon ve birkaç süpermodel mesela Joan Smalls, Liya Kebede, Amber Valletta, Daria Werbowy ve Stella Tennant. Defile eski usül yapılmış yani mankenler yürürken Tom Ford kıyafetleri seyirciye uzun uzun anlatmış. Ben böylesini Yeşilçam filmlerinden birinde görmüştüm. Defilenin sonunda Bryan Ferry’den “Slave to Love" çalmış.
Siyah ipekten veya leopar desenli zarif pantolon takımlar, transparan bluzlarla siyah akşam elbiseleri, korseler, parçalı tüller, kalem etekler, ipek, kadife, şifon, tüyler, altın mücevherler, bilekten bağlı stilettolar, sivri topuklar ve dikişli siyah çoraplar koleksiyonda görülmüş. Yani fazla bir şey anlaşılmıyor anlatılanlardan, bunlar birçok koleksiyonda görülüyor zaten, merak edilen bunlara Tom Ford yorumu zaten.
 
Defileyle ilgili fotoğraflar, koleksiyonun satışa sunulacağı Ocak 2011'den önce görülemeyecekmiş. Maksat kıyafetlerin çalınmasının engellenmesi.

5 Eylül 2010 Pazar

Happy B-Day Beauty B! ♥


4 Eylül büyük gün. Çünkü ♥Beyoncé'nin♥ doğum günü. Beyoncé'mize nice mutlu yıllar, yaşlanmanın olmadığı bir ömür, Jay-Z ile evliliğin aynı mutluluk dozajıyla ebediyete kadar sürmesi, en az iki çocuk, en az 5-6 torun, listelerden inmeyen 20 albüm daha, iki de Oscar diliyorum. Hepsi gerçek olmayabilir tabii. Ama mutluluğu daim olsun.

14 Ağustos 2010 Cumartesi

♥ ♥ ♥!

Beyoncé'nin House of Dereon'un 2010-2011 kış sezonu koleksiyonu için hazırladığı yeni reklam çekimleri, yine gerçek bir Beyoncé Experience olmuş. 60ların kapak kızlarıyla geleceğin motosikletli kızlarının birleşimi birini oynadığı bu çekimde Queen Bee yine unutulmaz karelere imza atmış. Tek kelimeyle muhteşem olmuş. Binlerce "Beysus stan" bu dövmeleri yaptırmaya çalışacak. Belki de gerçeğini:)




1 Ağustos 2010 Pazar

Başladı!!!


Prodüktör Darkchild demiş ki, Beyoncé yeni albümün hazırlıklarına başladı. Kendisiyle de bu konuda görüşüyormuş. Stüdyoya girmiş olabilir ya da girmesi an meselesi. Mutluyuz gururluyuz. Bizi bombalar gibi bir yeni albümün (ya da belki iki albümün) beklediğini biliyoruz. Beyoncé'yi seviyoruz.

9 Mayıs 2010 Pazar

Beyoncé yeni klibiyle şaşırttı!

Geçtiğimiz aylarda Beyoncé, son turnesinin ardından tam altı aylık bir ara vereceğini, bu süre boyunca gezip tozacağını, sinemalara tiyatrolara gideceğini belki de şunun dersi bunun kursu gibi etkinliklere katılacağını açıklamıştı. Bu açıklamanın ardından hayranları ‘biz bu altı ayın geçmesini nasıl bekleyeceğiz’ deyip –kendi deyimleriyle- Beycession’ı* atlatmanın çarelerini düşünürken, Beyoncé hepimize bir sürpriz yaptı ve son albümü “I am…Sasha Fierce”ın bonus şarkılarından “Why don’t you love me”ye bir klip hazırladı.  Apar topar hazırlanan klip gene aynı şekilde apar topar yayına sürüldü ama hiç de aceleye getirilmiş gibi görünmeyen bir çalışma.



Hype Williams’ın çektiği video gayet iyi hazırlanmış ve kurgulanmış. Pin up kızlarını andıran görüntüsüyle Beyoncé’nin “Telephone” videosundaki 50li yıllar etkisini sürdürmeye kararlı olduğu görünüyor. Tipik bir 50li yıllar Amerikan kadını portresini çizdiği klipte Beyoncé, o dönemde kadınlardan beklenen şeyleri yapıyor, tam bir Stepford Wife olarak kocası için yerleri siliyor, bulaşık yıkıyor, hatta araba bile tamir ediyor. Kızkardeşi Solange’ın yazdığı parça da zaten zaman tünelinden çıkıp gelmiş gibi. Ama Beyoncé bu nostaljik görüntülerle birçok sanatçıdan daha güncel ve yenilikçi görünüyor.

* Beyoncé ve recession (ekonomik durgunluk) kelimelerinin birleşimiyle üretilen bir kelime. Beyoncé'nin fazla ortalarda görünmediği dönemler için bu tabiri kullanıyoruz.

Not: Beyoncé isminin aksanlı e yani é ile yazılıp yazılmaması bir yana, ülkemizde birçok yayın organı ismi “Beyons” diye okuyor, Beyonce’un, Beyonce’a şeklinde yazıyor. Doğrusu Beyoncé’dir. Öğreteyim. Ukalayım çünkü:)

19 Nisan 2010 Pazartesi

Beyoncé olamayan yüzlerce star mağdur oluyor

2003 yılının birbirinden güzel bahar ve yaz günleri birbiri ardına hızla ve neşeyle akıp gidiyorlardı… Yapraklar filizlenmiş, çiçekler açmış, kuşlar cıvıl cıvıl ötüyorlardı… Buradan çok uzaklarda, okyanus ötesinde müzik dünyasının kalbinin attığı yerlerde, piyasada belli bir yer edinmiş bazı genç şarkıcılar yeni albümlerinin heyecanını yaşıyorlardı. Ashanti, ikinci albümü “Chapter II” için daha seksi bir imaja bürünerek daha iddialı gelmiş, Mya “Fear Of Flying”deki başarısını tekrarlamak amacıyla “Moodring”i hazırlamıştı. Britney Spears da “In The Zone” albümü için günlerini stüdyoda umut içinde geçiriyordu. Hepsi de muhteşem bir geri dönüşe, müzik dünyasını yeniden sarsmaya hazırlanıyordu. Gene gazeteler, dergiler, siteler onlardan bahsedecek, yedip içtiklerine kadar her detayı ayrıntılarıyla yazacak, kendileriyle röportaj üzerine röportaj yapacaklardı. Starlığın keyfini alabildiğince yaşamaya devam edeceklerdi.

Bu sırada Kelly Rowland adında Houston, Texas’lı siyahi güzel bir kadın, uzun yıllar boyunca grubu Destiny’s Child’la çalıştıktan sonra, solo kariyerine adım atmanın sevincini yaşıyordu. Dile kolay, 6 yıl boyunca grubunda solistlik yapmıştı, ama grubun ana solisti yakın arkadaşı Beyoncé’ydi ve Kelly, kariyeri boyunca hep onun gölgesinde kalmıştı. Herkes Beyoncé’yi konuşurken kendisinin adını pek hatırlayan yoktu. Zaten bu pop gruplarında bir iki kişinin grubun geri kalanından daha ön plana çıkması durumu hep yaşanmamış mıdır? Neyse ki 2002 yılı, onun için bu kısırdöngünün biraz olsun kırıldığı bir yıldı… Yeni parlayan hip hop yıldızı Nelly ile yaptıkları düet, “Dilemma”, haftalarca Billboard’da bir numarada kalmış, ilk albümü “Simply Deep” bütün eleştirmenler ve hayranlardan övgüler almıştı. Artık Destiny’s Child, Beyoncé’nin grubu diye anılmayacaktı… Beyoncé ve Kelly’nin grubu diye anılacaktı… Ama…



Bütün bu genç ve güzel, yetenekli sanatçıların hiçbiri, o sırada başlarına büyük bir felaketin gelmek üzere olduğunu bilmiyorlardı. Hayatlarını ve kariyerlerini alt üst edecek, kendilerini sahne ışıklarının gerisine, karanlıklara itecek, süperstarlık umutlarını en az 5 sene ertelemelerine neden olacak bir afet, bir kasırga, bir tufan, öyle bir şey üzerilerine doğru hızla geliyordu ve hiçbir kuvvetin bunu engellemesine imkan yoktu.

24 Haziran 2003 tarihine kadar, istedikleri her şeyi yapabilirlerdi. Konser mi tanıtım mı röportaj mı artık her neyse. 24 Haziran 2003’ten sonra artık onlar için çok geç olacaktı…

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...